Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/3098 E. 2010/6100 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3098
KARAR NO : 2010/6100
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.500 TL alacağın 11.09.2006 tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının gecekondu sahibi olup, tapusunun bulunmadığını, Belediye İmar İşlerinde çalışan davalının bu işleri iyi bildiğini, resmi işlemlerde yardımcı olacağını söyleyerek tapu masrafları için davacıdan 3.500 TL aldığını ve davacıya arkasında ” tapu alındığında geçersizdir” yazılı teminat senedi verdiğini, tapu verilmeyince davacının senedi takibe koyduğunu, davalının parayı ödemediğini davacının da hiç bir şekilde davalıya ibraname vermediğini, İcra mahkemesince takibin iptaline karar verildiğini belirterek, 3.500 TL alacağın 11.09.2006 tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı, yargılamaya gelmemiş cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece; davalının kamu görevlisi olmasına rağmen yapacağı veya aracılık edeceği şeyler için para aldığı , BK 65.maddesine göre istirdadı mümkün olmadığı, tapu alabilmek için verilmemesi lazım gelen payı veren davacının davalıdan BK.61 maddesine göre geri isteyebileceği gerekçesi ile “davanın kabulüne” karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda; davacı tapu işlemleri için gereken masraflara karşılık davalıya 3.500 Tl vermiş olup, mahkemece bu paranın hem BK.65.maddesine göre istenemeyeceği, hem de BK.61.maddesine göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceği belirtilmek suretiyle gerekçede çelişki yaratılması doğru değildir.
Ayrıca, dosya içinde bulunan Ankara 14.İcra Hakimliğinin … E. sayılı dosyası içine davalı tarafından sunulan 08.09.2006 tarihli ibraname davacı tarafından kabul edilmemiş ise de, ibraname altındaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde delil olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, bu konuda inceleme yapılmaksızın karar verilmesi doğru değildir.
Davacı temyizi yönünden ise; davacı talep edilen alacağa ilişkin olarak 11.09.2006 tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olup, kabule göre faiz talebine ilişkin mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.