Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/3384 E. 2010/6633 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3384
KARAR NO : 2010/6633
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde muris … tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir. Davanın değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildi.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili; müvekkillerinin babası …’ in …Noterliğinde vasiyeti düzenlediği 18.3.2008 tarihinde temyiz kudretinden yoksun, yaşlı, yatağa bağlı hasta durumunda olduğunu belirterek, kanuna aykırı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar … noterliğinden düzenlenen 20/06/2008 günlü sözleşme ile babalarından kalan mirası, taksim ile bu parselde hak iddia etmeyeceklerini bildirmiş olmakla, vasiyetnameye muvafakat ettiklerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; tarafların ortak murisi … … Noterliğinde düzenlenen 18.03.2008 gün 06000 yevmiye numaralı vasiyetnamede; adına kayıtlı … parselde kayıtlı … numaralı meskeni davalı oğlu …’ e vasiyet etmiş, vefatı üzerine vasiyetname açılmak üzere sunulmakla, Adana 5. sulh hukuk mahkemesinin 2008/877-1240 E-K sayılı dosyasında dava dilekçesi davacılara tebliğ edilmiş, vasiyetnamenin iptali için, bu dava 20.08.2008 tarihinde açılmış ve dosyaya bildirilmiş, 28.8.2008 tarihinde ise vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verilmiştir.
Davanın tarafları vasiyetnamenin açılmasına dair duruşma davetiyesini tebliğ aldıktan sonra, Adana 14. noterliğinden düzenlenen 20.06.2008 günlü sözleşme ile mirası taksim etmişler ise de, taksim sözleşmesinde vasiyetname konusu davalı parsel yer almamıştır.
O halde, sözleşmenin son maddesinde diğer mirasçılardan hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacakları taahhüdü, rızaen taksim ettikleri tereke mallarıyla ilgili olup, vasiyetnameye konu taşınmaza ilişkin değildir. Aksine taksim sözleşmesinde bu taşınmaz taksim dışı bırakılmakla, dava yolu açık tutularak, uyuşmazlığın halli mahkeme kararına bırakılmıştır.
O nedenle yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek. halinde temyiz edene iadesine, 15.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .