Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/3467 E. 2010/5320 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3467
KARAR NO : 2010/5320
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde, davalıların arazisinden çıkan suyu, 40 yıl önce tarafların babalarının anlaşarak su boruları döşemek suretiyle içme suyu olarak evlerinde kullandıklarını … sürerek suya vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, dava konusu suyun kendilerine ait taşınmazdan çıkması ve bu nedenle de kendilerine ait olduğunun idari men kararı ile belirlendiği nedeniyle davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, TMK.’nun 756. maddesi hükmüne göre su hakkının tapuya tescil ile oluşacağı ve tescil edilmeyen hakka dayanarak müdahalenin önlenmesinin istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu su, davalıların zilyetliğinde bulunan araziden çakmakta olup (tapu kaydının bulunmaması nedeniyle) genel sudur.Genel sulardan herkes kadim ve öncelik … olanların hakkına tecavüz etmeden, ihtiyacı oranında yararlanır.
Mahkemece, kararına dayanak teşkil ettiği bilirkişi raporları yeterince açık ve aydınlatıcı olmayıp, hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir.
Mahkemece yapılacak …; suların en az olduğu mevsimde Jeoloji ve zirai bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif ve inceleme yapılarak, dava konusu suyun debisi tespit edilmeli, tarafların ihtiyaç durumları saptanmalı, dolayısıyla tecavüzün varlığı uygulama yapılmak suretiyle belirlenmeli, tecavüzün varlığı anlaşılırsa; tarafların öncelikli kullanım ve kadim hakları belirlenip, tarafların kadim … da gözetilerek ihtiyaçları oranında uygun bir rejim kurulması gerekirken yanlış gerekçeler ile suya müdahalenin önlenilmesi talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.