YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3948
KARAR NO : 2010/6974
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde şimdilik 30.000 lira alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalılardan babasının intifa hakkı sahibi olduğu, diğer davalı üvey annesine ait binanın 3. katını inşa ettirdiğini , bu yerde 20 yıl kadar oturduğunu, sonradan davalıların davalı aleyhine açtıkları meni müdahale davası sonucunda, davayı kazandıklarını, davacının buradan çıkmak zorunda kaldığını beyan ederek, davacının taşınmaza yaptığı masrafların karşılığı olarak 30.000 TL. alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, 3 katın kendileri tarafından yaptırıldığını, davacının herhangi bir katkısının bulunmadığını beyan etmişlerdir.
Davalıların davacı aleyhine meni müdahale davasının yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın o dava tarihi itibariyle değerinin 30.000 TL. olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Yargılamalar sırasında dinlenilen davacı tanıklarının beyanlarından – ki bunlar taşınmazı imal eden ustalardır- taşımazın davacı tarafından yaptırıldığını ifade etmişlerdir.
Dava konusu taşınmaz üzerinde davalı …’in intifa hakkı olduğu diğer davalının ise, çıplak mülkiyet sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davacının talebi MK 723.maddesinde düzenlenen başkasının taşınmazına kendi malzemesi ile bina yapmaktan doğan tazminat istemidir. Burada borcun kaynağı esas itibariyle sebepsiz zenginleşmedir. Davacı tarafından yapılan inşaat taşınmazın mütemmin cüz’i olması nedeniyle zenginleşenin iade yükümlülüğü vardır. İntifa hakkı sahibinin ve çıplak mülkiyete sahip diğer davalının zenginleştikleri ölçüde iade borcu bulunmaktadır. İadenin kapsamı belirlenirken davalıların taşınmaz üzerindeki hakları ve taşınmaz üzerinde oturmak amacı ile yapılan binada (katta) taşınmazdan davacının uzun süre yararlanma olgusunun da düşünülmesi gerekir.
O halde mahkemece, uzman bilirkişilerden rapor alınarak taşınmaza yapılan imalatların neler olduğu tespit edilip, yıpranma payı da düşülerek, bu imalatların değerlerinin tespit edilmesinden sonra, davacının uzun yıllar yararlandığı ve davalıların taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve intifa hakları da gözetilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.