Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/3957 E. 2010/7651 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3957
KARAR NO : 2010/7651
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 09.02.2008 tarihli harici sözleşme ile satın aldığı …nolu parselin davalı tarafından teslim edilmediğini öne sürerek, ödediği 2500 TL satış bedelinin davalıdan tahsili karar verilmesini istemiştir.
Davalı, başka parseli satıp teslim ettiğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalının hazineye ait olan … parsel numaralı taşınmazın zilyetliğini devrettiği, davacının hazineye ait olduğunu bilerek devraldığı, kendi eyleminden kaynaklanan hataya katlanması gerektiği gerekçesi ile ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 09.02.2008 tarihli satış sözleşmesinde … parsel numaralı taşınmazın satıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı … parsel numaralı taşınmazı satıp teslim ettiğini savunmuştur. … parsel numaralı taşınmaz, tapuda davacı adına kayıtlı olup, 3. kişiden satın almıştır. Yargılama sırasında satış senetleri ve keşif esnasında davacıya satılan taşınmazın … parsel numaralı ve Hazineye ait taşınmaz olduğu anlaşılmıştır.
Tapulu taşınmazların haricen satışı geçersizdir. Tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmeleri gerekir. Dava konusu yerin … parsel olduğu ve hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Parsel numaralarının yanlış yazılmış olması davayı etkilemez (… yerine … yazılması). Mahkemece dava konusu yerin (… parselin) davacının zilyetliğinde olup olmadığı üzerinde durulup araştırılarak, sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.