YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3983
KARAR NO : 2010/5233
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.01.2009 gününden başlayarak aylık, 1.764 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü (aylık 500 TL) cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde 01.01.2009 gününde başlayan dönemin aylık kira parasının 1.764.TL olarak tespiti istenilmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüyle aylık kira bedelinin 500 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece mahallinde keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın yeniden boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği aylık kira parasının 1.200 TL olduğunun belirtilmesine karşın, taşınmazın bulunduğu çarşının cazibesini kaybettiği, zemin ve üst katlarda boş dükkanların bulunduğu gerekçesiyle kira bedelinin brüt 500 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Yanlar arasındaki kira sözleşmesi 03.04.2003 başlangıç tarihli olup, yeni dönem kira parasının 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. Uyarınca hak ve nesafet kurallarına göre takdiri gerekmektedir. Bunun için öncelikle dava konusu kiralananın yeniden boş olarak kiralanması halinde getirebileceği kira parasının özel bir bilgi gerektirdiğinden bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Hakimin de belirlenen bu bedeli dikkate alarak hak ve nesafete, özelliklede tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına karar vermesi gerekmektedir.
Davada ise; bilirkişi tarafından yapılan belirleme davaya konu dükkanın içinde bulunduğu çarşının durumu nedeniyle yüksek bulunup, rapora itibar edilmemiştir. Böyle bir durumda mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılıp kira bedeline etki eden diğer bütün unsurlar yanında çarşıdaki bazı dükkanların boş olmasının kira paralarını etkileyip etkilemediği araştırılmalı, mevcutsa benzer yerlerin tespiti istenen döneme yakın tarihteki kira sözleşmelerinin ibrazı da istenip dava konusu yerle karşılaştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.