Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/4177 E. 2010/5857 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4177
KARAR NO : 2010/5857
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Belediye meclis üyesi olan davacının 04/09/2006 tarihli belediye meclis kararında imzası bulunduğu, belediye fen müdürlüğünde çalışan dava dışı …’nın işlemleri nedeniyle davalının “ rüşvet mi alıyorlar” diye konuşması nedeniyle davalı hakkında hakaret suçundan kamu davası açıldığı, adı geçen memurun kamu davasına müdahil olduğu, ceza mahkemesince davalının …’ya hakaret suçundan cezalandırıldığı, ceza yargılaması sırasında davalının, belediye meclis üyelerini kastederek bu sözleri söylediğini savunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalının ceza mahkemesindeki bu savunması karşısında kendisinin rüşvet almakla suçlandığını ileri sürerek manevi tazminat istemektedir. Davalının söylediği sözün dava dışı …’ya yönelik olduğu ve hakaret oluşturduğu ceza mahkemesince belirlendiğine göre, bu belirleme BK. nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlayıcıdır. Ceza yargılaması sırasındaki davalı beyanı, savunma sınırları içinde olup herhangi bir meclis üyesinin ismi açıklanmadığından matufiyet de söz konusu değildir. Şu durum karşısında savunma sınırları içinde kalan bu sözlerin davacıya yönelik olmadığı ve kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı nedeniyle davanın reddedilmesi gerekirken, mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.