Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/4353 E. 2010/5602 K. 01.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4353
KARAR NO : 2010/5602
KARAR TARİHİ : 01.04.2010

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; 01.11.2006 tarihinde kesinleşen karar uyarınca davalıya aylık 250,00 TL.yoksulluk nafakası ödediğini, davalının babasından dolayı aylık aldığını, gayrimenkullerinin olduğunu, kardeşinin dükkanında çalışarak ek gelir elde ettiğini, müvekkilinin şoför olarak çalıştığını, aylık 250,00TL karşılığında kirada oturduğunu, Behçet hastası olduğunu, tedavi gideri de yaptığını, reşit olan, çalışan çocuklarıyla da ilgilendiğini anlatarak yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, olmadığı takdirde hakkaniyete uygun indirim yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davalının tek gelirinin kendisine bağlanan nafaka olduğunu, hastalığı ve yaşı itibariyle bir işte bulamadığını, babasından dolayı aylık 190,72 TL aylık bağlandığını, çiftçilik yaptığı iddiasının doğru olmadığını, geçim sıkıntısı içerisinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları kıyaslanarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Ancak, kaldırma talebi, azaltma talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılması sonucu; davacının halen Üniversite hastanesinde ambulans şoförü olarak çalıştığı, aylık 790,00TL ücret aldığı, aylık 300,00TL karşılığında kirada oturduğu, mal varlığının bulunmadığı, boşanma kararından sonra yeniden evlendiği, eşinin hamile olduğu, davalının ev hanımı olduğu, babasından dolayı davalıya 398,76 TL maaş bağlandığı, aylık 350,00TL karşılığında kirada oturduğu, mal varlığının bulunmadığı, maaş bağlanması için ödeme yapması gerektiği, bunun için tüketici kredisi kullandığı, halen borcunun da olduğu, reşit ve çalışan iki çocuğu ile birlikte yaşadığı,
Bu durum da davalı yoksulluktan kurtulmamış ise de, lehine iyileşme olduğu gözetilerek, nafakanın takdiren azaltılmasının hakkaniyet gereği olduğu düşünülmeden davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek. halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.