Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/4568 E. 2010/5419 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4568
KARAR NO : 2010/5419
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde, müvekkilleri olan davacıların 70 yıldan beri kullandıkları suyun mecrasının davalılar tarafından değiştirilmesi sonucu davacıların kullanımına engel olduklarını beyan ederek suya müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, dava konusu suyun kamunun kullanımına mahsus bir su olduğunu, davacıların kullandıkları bu suyun dava konusu su ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu suyun genel su olduğu, herkesin ihtiyacı oranında kullanma hakkına sahip bulunduğu, davacıya ait çeşmenin kadim hak niteliğinde bulunduğu, davacı ve davalı tarafın suyun kullanım amaçları dikkate alınarak her iki tarafın bu sudan ihtiyaçları oranında yararlanabilmeleri için, davalılar tarafından bütün masrafları karşılanarak mevcut Keson kuyu mevkiinde hidrolojik koşullar etüd edilerek uygun durum sözkonusu ise DSİ’yi arama ve kullanma belgeli … sondaj kuyusu açılıp, kuyudan elde edilecek daha yüksek debi ile elde edilen suyun ihtiyacı kadarıyla ve mevcut çeşmeden serbest akar durumda olmayıp, açma kapama vanalı duruma getirilmesi ve her iki tarafın sudan bu şekilde yararlanmasına ilişkin su rejimi kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu suyun genel su olduğu anlaşılmaktadır. Genel sulardan ise herkes kadim yada öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Mahkemece verilen karar koşula bağlı olup, infazı zor ve masraflı olmaktadır. Hüküm, koşula bağlı olarak kurulamaz.
Öyle ise mahkemece, dava konusu suyun öteden beri yararlanma şekli ve sudan yararlanma da öncelik … bulunanlar dikkate alınıp, herkesin ihtiyaçları oranında yararlanabileceği bir su rejimi kurulması gerekirken, eksik inceleme ile infazı kabil olmayacak şekilde ve davalılara aşırı yükümlülük yükleyerek bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ./..
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.