YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/462
KARAR NO : 2010/3875
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.205 TL alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, damadı olan davalıya verdiği borcun ödenmediğini belirterek 6.205 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi vermemiş, ancak icra dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.
Mahkemece; borçlunun ikametgahı olan yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre Eskişehir’de oturan davacının, Adapazarı-…’da oturan davalı damadına banka havalesi ile borç para göndermesi nedeniyle davalı hakkında icra takibinin Eskişehir icra dairesinde başlatıldığı, tanık ifadelerinden de davacının davalıya borç para verdiği anlaşılmaktadır.
Dava, karz akdine dayalı para borcunun tahsili istemine ilişkindir.
HUMK.nun 10. maddesi gereğince, sözleşmeden … uyuşmazlıklarda sözleşmenin yerine getireleceği (ifa-icra edileceği) yer mahkemesinde dava açılabilir. Sözleşmede aksine koşul yoksa para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir (BK md 73/1).
Bu durumda, para borcunun yerine getirileceği (icra edileceği) yer, alacaklının ikametgahıdır. HUMK.nun 10, İİK.nun 50. ve BK.nun 73. maddeleri gereğince alacaklı para borcundan dolayı borcun yerine getirileceği yer olan kendi ikametgahı icra dairesinde icra takibi yapabilir ve dava açabilir. Buna göre davacının kendi ikametgahı olan Eskişehir İcra dairesinin yetkili icra dairesi olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece, yukarıda bahsedilen yasa maddelerine aykırı şekilde davalının ikametgahı esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.