YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4796
KARAR NO : 2010/8756
KARAR TARİHİ : 17.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 14.500 TL’nin istirdadı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalı sitenin eski yöneticisi olduğunu, yöneticilik yaptığı dönemle ilgili olarak site kapıcısı …’in sitede çalıştırıldığı dönemde sigorta ettirilmemesinden dolayı davalı site aleyhine eski SSK (şimdi SGK) … Sigorta İl Müdürlüğü’nce idari para cezası, prim, işçilik cezası kesildiğini, site aleyhine kesilen bu cezanın davalı site yönetimi tarafından ödenmesi üzerine, davalı tarafından müvekkili aleyhine Denizli 1.İcra Müdürlüğü’nün 2003/6711 sayılı dosyası ile 11.761,20 TL asıl ve 1.437,52 TL işlemiş faiz alacağı toplamı 13.198,73 TL alacak için icra takibi yapıldığını, icra takibi aşamasında müvekkiline ait olmayan bu borcun müvekkili tarafından icra tehdidi altında olması nedeniyle 12.5.2004 tarihinde 14.500 TL ödemede bulunulduğunu ileri sürerek 14.500 TL’nin İcra İflas Kanunu 72.maddesi gereği istirdadı istenilmiştir,
Mahkemece; davacının davalı sitenin yöneticiliğini yaptığı dönem içerisinde … isimli kapıcılık yapan şahsın sigorta ettirilmemesi nedeniyle site aleyhine idari para cezası kesildiği, bundan dolayı davacı aleyhine davalı site tarafından icra takibi yapıldığı, takip sırasında davacının 12.5.2004 tarihinde 14.500 TL bedeli icra dosyasına ödediği, davacının bedeli icra tehdidi altında ödemesi nedeniyle borcu kabul iradesinden sözedilemeyeceği, davacının kişisel borcu olmayan bir bedeli ödemek zorunda kaldığı, bu nedenle davalı yanın davacıdan yaptığı tahsilatın haksız bir tahsilat olduğu, istirdat davasının şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2003/6711 E sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının site yöneticiliği yaptığı dönemde kapıcı olarak çalıştırılan …’in çalıştırıldığı dönemde sigorta yaptırılmamasından dolayı SSK İl Müdürlüğünce Kesilen idari para cezası, prim, işsizlik cezasının karşılığı olarak kesilen cezanın davalı site yönetimince SSK İl Müdürlüğüne ödenmesi üzerine davacı hakkında, davalı site tarafından 11.761,20 TL asıl 1.437,52 TL işlemiş faiz alacağı toplamı 13.198.73 TL için icra takibi yapıldığı takip aşamasında davacı tarafından icra dosyasına 12.5.2004 tarihinde 14.500 TL ödemede bulunulduğu, davacıda bir yıllık süre içerisinde 11.5.2005 tarihinde icra tehdidi altında kendisine ait olmayan bir borcu ödediğinden bahisle İcra İflas Kanunu 72.maddesi gereği eldeki istirdat davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.
BK genel hükümlerine ve yönetim plânına göre yöneticiye yüklenen görevlerin yerine getirilmesinde yönetici vekil gibi sorumludur.
Somut olayda, davacı, davalı sitede yöneticilik yaptığı dönemde çalıştırılan kapıcının Sosyal Sigortalar Kurumuna (şimdi SGK) verilmesi gereken işe giriş bildirgelerinin verilmemesi (sigorta ettirilmemesi) nedeniyle kesilen idari para cezasından ve işsizlik cezasından sorumludur. Primlerden ise, primler kat maliklerince ödenmek durumunda olduğundan bunlardan da sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme sonucunda eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı, 12.5.2004 tarihinde dava konusu 14.500 TL’yi icra dosyasına ödemesi sırasındaki imzalı beyanında aynen “Yukarıda belirtilen icra takip dosyasıyla ilgili olarak ve bu işten kaynaklanan davalar hususunda alacaklı kooperatifi (siteyi), yönetim ve vekilini yapılan işlemler ve tahsilatları sebebiyle gayri kebilirucu olmak üzere tamamen ibra ederim” şeklinde imzalı beyanda bulunmuştur. Mahkemece davalının bu beyanının borcu kabul ve istirdat davasından feragat nitelğinde olup olmadığ da tartışılıp değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.