Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/4988 E. 2010/6307 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4988
KARAR NO : 2010/6307
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece 15.10.2009 günlü kararla davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine 22.1.2010 günlü ek kararla temyiz isteminin süre yönünden reddi üzerine ek karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 15.10.2009 günlü gerekçeli kararın davalıya tebliğine ilişkin belgede adreste bulunmama nedeni yazılmadığından tebligatın usulsüz ve temyizin sürede olduğu anlaşılmakla 22.1.2001 günlü ek karar kaldırılarak 15.10.2009 günlü ek kararın temyiz incelemesi yapılmıştır.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan 1500 TL manevi tazminat miktarı fazladır. Ne varki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; HUMK’nun 438.maddesi uyarınca manevi tazminat miktarı 1000 TL. olacak biçimde kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Bu itibarla mahkeme kararının gerekçesinde ve hüküm fıkrasının ikinci bendinde yazılı bulunan “…1500…” rakamının silinerek yerine “…1000…” rakamının yazılmasına, kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 42.25 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 12.4.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.