YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5021
KARAR NO : 2010/9455
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar tarafların ortak murisinden kalan taşınmazları 10-15 yıldır davalıların ekip biçtiğini, davacıların yararlanmasına engel olduklarını ileri sürerek, geriye doğru 5 yıllık ecrimisil toplamı olan 8.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar intifadan men şartının gerçekleşmediğini, talebin fahiş olduğunu bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacıların kullanabilecekleri taşınmazları kendilerinden kaynaklanan nedenlerle kullanmadıkları anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ve davalılar kardeş olup, müşterek muris …’ın mirasçılarıdır.
Davacılar 22.4.2003 tarihinde muristen kalan taşınmaz tam paylaşılamadığından ortaklığın giderilmesi davası açmışlar, 11.10.2004 tarihinde ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, ve kesinleşmiştir. Taşınmazla satışa çıkarılmış ancak, alıcı çıkmadığından satılamadığı görülmüştür.
Kural olarak müşterek ve iştirak halindeki mülkiyet durumunda ecrimisil talep edilebilmesi için, diğer maliklerin taşınmazdan yararlanma isteklerini karşı tarafa iletmiş olması gerekir. Davacılar tarafından açılmış olan ortaklığın giderilmesi davası ile intifadan men şartı gerçekleşmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmazlarda tarafların paydaş oldukları aralarında taksim yapılmadığı, fiili bir kullanım şekli oluşmadığı anlaşılmaktadır. Paylı mülkiyetli taşınmazdan yararlanamayan paydaş engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan ecrimisil isteyebilir. Davacılar bu davayı açarak ecrimisil talep etmişlerdir. Mahkemece talep esastan incelerek ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, davacıların beyanları ile ilgili yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.