Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/5075 E. 2010/11587 K. 29.06.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 17:40


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5075
KARAR NO : 2010/11587
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 19.867.00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan istirdaten tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı vek.Av.... ... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı vek.Av.... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkemece, bozmaya uyulmakla birlikte, bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Zira, bozma ilamında; "Somut olayda; davacı, Asliye Ceza Mahkemesince aleyhine verilen hükmün infazı için yakalama müzekkeresi ile yakalandığı gün ödemede bulunmuştur. Hapis baskısı ve memuriyetine zarar geleceği kuşkusu içinde yapılan bu ödemenin iradi ve rızai olduğundan söz edilemez. Davacının, davaya konu çek ve davalı hakkındaki suç duyurusundan sonra Cumhuriyet Savcılığınca sürdürülen hazırlık tahkikati sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Raporu ile çekteki imzanın davacı ...'ın eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. O halde, Cumhuriyet Savcılığı hazırlık evrakının akibeti sorulup, sonucu belirlenerek ortaya çıkacak fiili durum değerlendirilip davacının ödeme koşulları ve iradesi nazara alınarak bir karar vermek gerekir" denilmekte olup, alacağın iadeye tabi tutulması, Cumhuriyet Savcılığındaki soruşturmanın sonucuna bağlanmış bulunmaktadır.
Cumhuriyet Savcılığının hazırlık soruşturması sonucunda, dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçları isnadı ile (çeki imzalayıp alacaklı davalıya veren) ... ... hakkında açılan davada; mahkemece, "...dolandırıcılık suçu unsurlarından olan hile unsurunun somut olayda gerçekleşmediği gibi sanık ...'in çeki çek sahibi ... Yesari'nin sözlü talimatı üzerine imzalamış olması karşısında resmi evrakta sahtecilik suçununda sanık tarafından işlenmediği anlaşıldığından her iki suçtan da ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir, gerekçesiyle" dava konusu çeki davalıya veren sanık ... ... hakkında beraat kararı verilmiş, karar kesinleşmiştir.
Ceza hakiminin mahkumiyet kararı ile maddi vakıayı tesbit eden beraat kararı hukuk hakimini bağlar (BK.53). Bu hükmün amacı, adalete güveni sağlamak ve çelişik hükümlerin çıkmasını önlemektir. Ceza mahkemesi; "Sanık ...'in çeki çek sahibi ... Yesare'nin sözlü talimatı üzerine imzalamış olduğu hususundaki" maddi vakıayı tesbit etmiş ve sahtecilik suçu oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı vermiştir. Oysa, davacı bu davada; kendisine ait imzasız ve yazısız çekin, bilgisi ve rızası dışında davalının eline geçtiğini iddia ederek; ödediği paranın istirdadını talep etmektedir.
O halde, mahkemece; davacının sözlü talimatı ile düzenlenen çekin, ciro edilerek dava dışı (...) tarafından davalıya verildiği gözetilerek; davalının usulüne uygun düzenlenmiş çek bedelini tahsilden dolayı bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı düşünülmeli, davanın reddine karar verilmelidir. Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 750 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.