Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/5127 E. 2010/7089 K. 21.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5127
KARAR NO : 2010/7089
KARAR TARİHİ : 21.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde Şişli 1. İcra Müdürlüğünün … E. dosyasındaki takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının İstanbul’a atandığını, davalı emlak şirketi tarafından kiralık ilanı verilen daireyi gördüğü, akşam hemen sözleşme imzalayarak kiraladığını, ancak kira parasının çok yüksek olduğunu fark ederek anahtarını dahi almadığı ve daireyi kiralamaktan vazgeçip ertesi sabah önce telefonla, ardından da noter ihtarı ile hem ev sahibine hem de davalı emlak şirketine bildirdiğini, ancak davalının imzalanan kira sözleşmesini dayanak göstererek fatura kesip icra takibi başlattığını, davacının maaşına gelen haciz ile takipten haberdar olduğunu belirterek, Şişli 1. İcra Müdürlüğünün … E. dosyasındaki takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; şirketin tüm aracılık faaliyetlerini yerine getirdiğini, kira sözleşmesinin imzalandığı ve anahtarın davacıya teslim edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; her ne kadar davacı, davalı ile BK. 404 md. yazılı tellallık sözleşmesi kurulmadığını iddia etse de, tanık beyanları ve davacının beyanlarına göre davalının aracılık ettiği ve tüm edimlerini yerine getirerek kira sözleşmesinin imzalandığı, bu şekilde tellallık sözleşmesi gereğince kendisine düşen edimleri yerine getirip alacağa hak kazandığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış tellallık sözleşmesi bulunmayıp, yazılı olmayan tellallık sözleşmesinde vekalet hükümleri caridir. Bu nedenle taraflar arasında vekalet ilişkisinin kabulü ile tellallık nedeniyle takibe konu edilen yıllık kira bedelinin % 12’si yerine, hakimin vekalet ilişkisi nedeniyle takdir edeceği makul bir ücrete hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak bu çerçevede hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.