YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5381
KARAR NO : 2010/7125
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde yönetim planının değiştirilmesi ve tescili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, ana taşınmaza ilişkin yönetim planının iptali ile yeni yönetim planının tapuya tescili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davadaki taleplerden, yönetim planının iptaline ilişkin olarak mahkemenin görevsizliği ile HUMK.nun 8/1 md. gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine, taşınmaza ilişkin yeni yönetim planının tesciline ilişkin talep ile ilgili olarak ise, idare mahkemesinin görev alanı içerisinde bulunduğundan mahkemenin görevsizliği ile bu yöndeki talebin de reddine, davacıların idare mahkemesine müracaata muhtariyetlerine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince yönetim planının tesciline ilişkin görevsizlik yönünden temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, birden fazla parsel üzerinde kurulu bulunan ve toplu yapı uygulamasına geçilmeyen sitede yönetim planının iptali ve yeni yönetim planının tescili talebine ilişkindir. Bu sitede kat mülkiyeti kanunu uygulanamayacağından uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin kanunla belirlenen görevi dışında kalan davalarda asıl görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, Sulh Hukuk Mahkemesinin kendi görev alanına girmeyen davalarda yargı yolu uyuşmazlığı meydana getirerek biçimde görevsizlik kararı veremeyeceği, konusu para ve para ile ölçülebilir bir şey olmayan davalara bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınmadan, yönetim planının tescili talebine ilişkin uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.