Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/5938 E. 2010/9126 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5938
KARAR NO : 2010/9126
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 70.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 1971 yılında noter senedi ile satın aldığı taşınmaz üzerine ev yaptığı ve ağaç diktiği halde taşınmazın davalı Hazine adına tescil edildiği bu imalatlar nedeni ile de davalı hazinenin sebepsiz zenginleştiğini beyan ederek, yapıların değeri olan 70 000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Davalı savunmasında, Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1088-2006/463 sayılı kararı ile 353 ada 3 parselin Hazine adına ihdasen tescil edildiği gibi davalının bu taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesi ile ev ve ağaçların kal’ine karar verildiği nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği ifade edilmiştir.
Mahkemece, bu yapıların davacı tarafından yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, bu yapıların taşınmaza ilave bir değer kazandırdığı ve bu nedenle de, davalının sebepsiz yere zenginleştikleri gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Medeni Kanunun 722/1 maddesi hükmü gereğince; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin ya da bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur.” 2. fıkra hükmüne göre de “arazinin maliki de rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.” 723. maddesi gereğince ise “malzeme sökülüp alınmaz ise, arazi maliki malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.”
Dosyada mevcut davacı tarafından davalı aleyhine MK madde 724 gereğince açılan tapu iptali tescil davasında, çaplı taşınmazda iyiniyetin söz konusu olamayacağı ve MK madde 724’ün koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş, ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Artık bu karar karşısında davacıların iyiniyetinden söz edilemez. “Malzeme sökülüp alınmaz ise” davacıların isteyebileceği giderler MK’nın 723/3. maddesinde belirtilmiştir. Bu hükme göre hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı değeri geçmeyebilir. Anılan hüküm, esas itibariyle BK’nın 61 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin özel bir halidir ve zenginleşmeyenin iade borcu doğmaz. Davalının MK 722/2 hükmüne göre malzemenin sökülüp alınmasını istemek imkanı da bulunmaktadır. (Kaldı ki bu konuda kesinleşmiş mahkeme hükmü de vardır.) Davacının iyiniyetli olmadığı saptandığına göre; ifade edildiği üzere, malzeme sökülüp alınmaz ise, davacının yaptığı giderleri değil, giderler nedeniyle taşınmaz malikinin zenginleştiği miktarın iadesini isteyebileceği düşünülerek yargılama yapılmalıdır. Taşınmaz malikinin mamelekinde bir artış bulunmamakta ise davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan davalının kal’e ilişkin mahkeme ilamını infaz ettirip ettirmediği araştırılmadan ve ağaçların davalı tarafından benimsenip benimsenmediği sorulmadan yazılı şekilde hükmün kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazlan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.