YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6252
KARAR NO : 2010/8340
KARAR TARİHİ : 10.05.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.730 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davalı … hakkındaki davanın atiye bırakılmasına, davalı … hakkındaki davanın ise kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı idare vekili dilekçesinde; tarafların paydaş olduğu taşınmazın davalı tarafından mesken inşa edilmek suretiyle işgal edildiğini ileri sürerek; 01.04.2004 – 31.11.2005 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil bedeli olarak 4.730 TL. nin işgalin başlangıcından itibaren kademeli faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerine 1950’li yıllarda davalının babası tarafından bina yapıldığını, bu nedenle diğer mirasçılara da husumetin yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer davalı …’a dava dilekçesi tebliğ edilememiş, davacı vekili, bu davalı hakkındaki davayı atiye bıraktıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın talep gibi atiye bırakılmasına, diğer davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; bilirkişi raporu ile belirlenen ecrimisil bedelinin yarısı olan 2.159,50 TL nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Davaya konu taşınmaz, arsa vasfında olup üzerinde yer almakta olan meskenin davalı …’ın mirasbırakanı … tarafından yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamasına göre; taşınmaz üzerinde yer alan binanın davalı tarafından yapıldığının tespiti halinde, ecrimisilin arsa üzerinden hesaplanması gerekir. Mahkemece, mahallinde yapılan keşfe katılan hukukçu bilirkişi, bina üzerinden ecrimisili 4.319 TL olarak belirlemiş, davalı vekilinin arsa üzerinden hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin itirazı üzerine; mahkemece dosya, ilk raporu hazırlayan hukukçu bilirkişinin de aralarında bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılması istenilmiştir. Dosyayı inceleyen bilirkişi kurulu; ecrimisil bedelini 4.319 TL olarak tespit etmiş, davalı vekilinin aynı mahiyetteki itirazının mahkemece kabulü üzerine düzenlenen ek raporda, hesaplamanın arsa üzerinden yapıldığı bildirilmiştir. Yargılama sırasında aldırılan raporlar, bu haliyle eksik olup hüküm kurmaya yeterli değildir.
2- TMK. nun 705/2 maddesine göre taşınmaz mülkiyeti; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, tescilden önce kazanılır.
Somut olayda, davacı idareye ait payın 28.09.2004 tarihinde tapuya hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, hükmen tescile esas alınan mahkeme kararının celbedilerek davalının ecrimisilden sorumlu olduğu dönemin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davaya konu edilen dönemin tamamı için ecrimisile hükmedilmesi isabetsizdir.
3- Dava dilekçesindeki açıklamalar ile ekinde sunulmuş olan belge ve bilgilerden, davanın davalı …’a karşı açıldığı, dilekçede sehven davalı …’in isminin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu davalı hakkındaki davanın atiye bırakılması ve bu nedenle bilirkişi kurulunca belirlenen ecrimisil miktarının yarısına hükmedilmiş olması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.05. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.