Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/6444 E. 2010/8162 K. 06.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6444
KARAR NO : 2010/8162
KARAR TARİHİ : 06.05.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10.000,00 lira ıslah ile 39.553,00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalıların murisi …’den … İlçesi, … Köyü, 1650 parsel sayılı taşınmazı 2000 DM’ye satın ve zilyedliğini devraldığını, müvekkilinin satın aldığı bu yerin 532 m2 lik kısmına iyiniyetle ev yaptığını, ağaçlar yetiştirdiğini, tasarruf ettiğini, açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedilip kesinleştiğini beyanla açılan ortaklığın giderilmesi davasında, davanın kabulüne karar verildiğinden, arsa satış bedelinin ve yapılan ev ile dikilen ağaç bedelinin toplamı 10.000,00 TL’nın davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile tahsilini (fazla hak saklı kalmak üzere) talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 39.553,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalılardan … dışındaki davalılar cevaplarında; davayı kabul ettiklerini, murisleri …’in 1650 parseldeki tarlasının 500 m2 lik kısmını davacıya 2000 DM karşılığında sattığını, parasını aldığını, sınırlarının ağaç dikilerek belirlendiğini, 500 m2 alandaki ağaçlar ve üzerindeki evin davacı tarafından yaptırıldığını, şimdiye kadar da davacı tarafından kullanıldığını, halen de davacının kullandığını, ağaçların, evin ve ödenen 2000 DM’nin karşılığını ödemeyi kabul ettiklerini beyanla, beyanlarını da imzalamışlardır.
Davalı … vekili cevabında; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın esastan da reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 39.553,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, konusu uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme esaslarına dayalı bir alacak davasıdır. TMK.nun 722.maddesi gereğince “Bir kimse, kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanır ise, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur”. Aynı Kanunun 723.maddesi gereğince ise “Malzeme sökülüp alınmaz ise arazi malikleri malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değil ise, hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir”.
Dava konusu olayda, davacının taşınmazı halen kullanıp kullanmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Davacı, taşınmazı iade etmeden yaptığı masrafları talep edemez. Somut olayda, davalılarca taşınmaza ve muhtesata fiilen el atılmamış, satılmamış, sadece ortaklığın giderilmesi davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Bir kısım davalıların beyanlarında taşınmazın halen davacı kullanımında olduğuna ve tahliye etmediğine dair ifadeler yer almaktadır. Diğer yandan, davacının TMK.723.maddesi gereğince iyi niyetli olup olmadığı net olarak tespit edilmeden muhtesat ve ev değerinin tamamına hükmedilmiştir.
O halde mahkemece, yukarıdaki hususlar araştırılarak sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bu husus (taşınmaz ve muhdesatın davacının elinden çıkıp çıkmadığı) Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.