YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6533
KARAR NO : 2010/8507
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2000 TL maddi ve 5000 TL manevi tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde, davalının müvekkili olan davacıların üst katında oturduğunu, davalının taşınmazında bulunan tuvalet ve banyo tahliye borularının kırık olması nedeni ile davacının taşınmazına sürekli aktığını, evin rutubet içinde olduğunu bu olay nedeni ile davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını beyan ederek, 2000 TL. maddi ve 5000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olan olayda olay tarihi, kusur nisbeti, doğan sonuç ve yukarıdaki ilkeler değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha ılımlı düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin 2. satırında yer alan “2000 TL. manevi tazminatın “sözlerinin çıkartılarak yerine “1000 YTL. manevi tazminatın “ sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 42,25 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 11.5.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.