Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/6583 E. 2010/8933 K. 17.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6583
KARAR NO : 2010/8933
KARAR TARİHİ : 17.05.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1317 TL alacak için takibe vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.3.2010 tarih ve 2010/60858 sayılı yazısı ile hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davacı (hala) ile küçük İlker arasında 13.3.2006 tarihli kararla kişisel ilişki tesis edildiğini, ilamın icraya konulduğunu, 5.5.2007 ve 2.6.2007 tarihli teslim tutanaklarında davalının (annenin) küçüğü sadece icra memuruna teslim edeceğini beyan ettiğinden, küçüğün icra kanalıyla teslim alındığını; çocuğun icra kanalıyla teslimi nedeniyle yapılan masrafların davalı tarafından ödenmesi gerektiğini iddia ederek; icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istemiştir.
Mahkemece; “davacının, şahsi ilişki tesisi sırasında yaptığı harcamaları küçüğün velisinden talep etmesi mümkün değildir, gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle, Yüksek Adalet Bakanlığının 03.03.2010 gün ve 1009/6466 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilmesi istenildiğinden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.3.2010 tarih ve 2010/60858 sayılı yazıları ile, hükmün HUMK’nun 427/6.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalının çocuk teslimine dair ilamdan kaynaklanan mükellefiyetini yerine getirmemesi nedeniyle; borçluyu teslime icbar için icra memurunun teslime götürülmesinden kaynaklanan yaptığı masrafların tahsili için vaki icra takibine, davalının haksız itirazının iptalini istemektedir.
İcra İflas Kanunu’nun 62/1.maddesi uyarınca “borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itirazını bildirmeye mecburdur”. Aynı Kanun’un 66/1.maddesine göre de “müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur, itiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder”.
Somut olayda; davalı (borçlu) ya ödeme emri 2.12.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu, itiraz süresi 11.12.2008 günü dolduğu halde 12.12.2008 tarihinde borca itiraz etmiştir. O halde, icra takibine davalının itirazı süresinde değildir. Davacı alacaklı, icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İcra İflas Kanunu’nun 66.maddesi gereğince isteyebilir. Bu durumda, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın bu nedenle reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru değil ise de; sonucu itibariyle davanın reddi kararı doğru bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hükmün HUMK’nun 427/6.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE, 17.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.