Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/6758 E. 2010/7160 K. 21.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6758
KARAR NO : 2010/7160
KARAR TARİHİ : 21.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 1.1.2007 gününden başlayarak aylık, 50.000 lira olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 1.1.2007 tarihinde başlayan döneme ilişkin aylık kira parasının tesbiti istenilmiştir.
Mahkemece, önceki verilen tesbit hükmünün (aylık 43.000 TL) Dairemizce; tebligat usulsüzlüğü ve iki kez alınan bilirkişi raporlarının, somut ve bilimsel bir dayanağının bulunmadığı, tamamen soyut ifadelere dayalı bulunduğu, Yargıtay denetimine elverişli olmayacak şekilde salt varsayıma dayalı raporlar doğrultusunda karar verilmesinin doğru olmadığı, kaldı ki raporlardaki tesbit edilen rakamların (mecurun boş olarak aylık 40.000 TL-50.000 TL) büyük fark içerdiği böylece çelişkili olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak 3.kez bilirkişi raporu alınıp 1.1.2007 tarihinden itibaren aylık 43.000 TL kira parası tesbiti edilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan rapor, önceki raporlarla aynı mahiyette, soyut ve varsayımla mecurun kira parasını belirlemiş bulunmaktadır. Oysa Dairemizin 8.5.2008 gün/4802 E-8418 sayılı bozma ilamında da açıkca vurgulandığı üzere; 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, hak ve nesafet uygulamasına göre kira parası tespit edilirken; öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmelerinin aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, kiralananın niteliklerine göre üç kişilik (inşaat, mimar, hukukçu mülk bilirkişi) bilirkişiler kurulu oluşturularak, kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek gezilip incelenerek bilirkişilerce gerekli ölçüm ve inceleme yapılıp, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, tarihi, kira süreleri vb) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin somut emsal olup olmadığı, bedelinin telifi imkansız ise nedeni somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi (boş olarak) halinde getirebileceği kira parasının o dönem için adil ve aşırı olmayan, hakkaniyete uygun miktarda olması gözetilmeli, bilirkişi raporu mahkemece somut gerekçeler ışığında res’en değerlendirilmeli, hak ve nesafete uygun kiranın hakimce saptanması gerekir.
Diğer taraftan, taraflardan herbiri iddia ve savunmasını dayandırdığı olguların varlığını usule uygun şekilde ispatla yükümlüdür (TMK.md.6.)
Somut olayda olduğu gibi taraflarca emsal kira sözleşmeleri sunulmamış ve bilirkişilerce de bu yönde emsal temin edilmemiş ise, davacının; istem tarihi itibariyle mecurun, ÜFE (TEFE) artış miktarından fazla bir kira getirisi bulunduğunu ispat edemediği kabul edilerek yeni dönem kira parası endeks artışına uygun şekilde artırılarak tespit edilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin HUMK.nun 388/3. maddesine aykırı şekilde gerekçe oluşturarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.