YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/685
KARAR NO : 2010/2621
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.05.2009 gününden başlayarak aylık, brüt 1562,50 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 570 TL tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; 01.05.2009 tarihinde başlayan döneme ilişkin kira parasının tespiti istenilmiş, mahkemece hak ve nesafet uygulanmasına göre aylık 570 TL kira parasına hükmedilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, İzmir Kemeraltında 902.sokakta tost yapım yeri olarak işletilen işyeridir.
Mahkemece, hükme esas alınan ve davacı tarafından da itiraz edilen tekli (inşaatçı) bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, bilirkişi raporunda davalı tarafından sunulan 902 sok. No:10’daki lokantanın kira başlangıç tarihinin 01.04.2008 olması nedeniyle eskiye dayalı olup emsal kabul edilemeyeceği bildirilmiştir. Davalı tarafından gösterilen raporda bahsi geçen 902 sok no:4 ‘deki bujuteri mağazası olarak faaliyet gösteren yere ilişkin kira sözleşmesi dosyada yoktur. Sadece dekont ibraz edilmiştir, dolayısıyla başlangıç tarihi belli olmayıp emsal olarak kabul edilemez, yine davalı tarafından sunulan 902 sok. No:2’deki yer ise depo olarak kullanılan bir yer olup, iş yeri değildir ve niteliği farklıdır, tam olarak emsali yansıtmamaktadır. Mahkemece ve bilirkişi tarafından re’sen emsal araştırması da yapılmamıştır. Bilirkişi raporu soyut ve genel ifadeleri kapsamakta olup yeterli değildir.
Anayasa Mahkemesinin 6570 sayılı yasanın 2 ve 3.maddelerinin iptaline ilişkin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile, 6570 sayılı yasanın kira parasındaki “sınırlı artış” ilkesini ortadan kaldırılmamıştır. Bununla birlikte kira parasının tesbiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarih ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. O nedenle kira parasının tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira parasını takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.
18.11.1964 … ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri … veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri … … görülüp incelenmeli, re’sende emsal araştırılmalı böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.
Mahkemece; deliller tam olarak toplanıp mahallinde hukukçu, inşaatçı ve yöreyi iyi … mülk veya emlakçı ile birlikte üç kişilik bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak davacının itirazında bildirdiği emsallerde değerlendirilerek sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yukarıda açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeleri bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya Y.İ.B.K’ne ve Yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.