Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/7338 E. 2010/12670 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7338
KARAR NO : 2010/12670
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, önceki yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması istenilmiş; mahkemece, iştirak nafakası kısmen artırılmış, yoksulluk nafakası artışı ise; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında önemli bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Hüküm, davacı tarafından her iki istem yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK’nun 176/4.maddesine göre; yoksulluk nafakasında, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması yahut azaltılmasına karar verilebilir.
Somut olayda, önceki nafaka artırım dava tarihi (2006) ile bu davanın açıldığı (2009) tarih arasında şartların değiştiğini kabule yeterli-bir yıldan fazla-süre geçmiştir.
Dolayısı ile davacının ihtiyaçları arttığı gibi, ülkenin ekonomik koşullarında paranın alım gücünün de en azından enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bilinen bir gerçektir. HGK’nun 15.7.2009 gün ve 3-352 E., 348 K.sayılı ilamında da benimsenen bu görüşler doğrultusunda yoksulluk nafakasının hakkaniyete uygun şekilde artırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT’ nin 9/son maddesi uyarınca, nafaka davalarında reddedilen kısım yönünden karşı taraf lehine avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği halde, davalı lehine avukatlık ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.