Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/7481 E. 2010/11142 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7481
KARAR NO : 2010/11142
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde asıl davacı 2000 Dolar depozitin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili, davalı-karşı davacı ile 4.500 TL hasar bedelinin davacı karşı davalıdan faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, karşılık davanın kısmen kabulü kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının davalının kiracısı olup taşınmazı tahliye ettiğini beyan ederek, davalı kiralayanda bulunan 2000 dolar depozitin … Parası karşılığının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı açmış olduğu karşılık davası ile, davacı kiracının taşınmazı tahliye ederken evi hasarlı bıraktığını, hasar tutarının 7100 TL.olduğunu,hasar bedelinin depozitodan mahsubu neticesinde bakiye 4500 TL. hasar tutarının yasal faizi ile birlikte davacı kiracıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, karşılık davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş,iş bu karar davacı (karşılık davalı ) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, taşınmazda meydana gelen hasarın olağan kullanım sonucu mu, yoksa hor kullanım sonucu mu meydan geldiği noktasında toplanmaktadır.
Dosyada mevcut bulunan ve yargılama sırasında bilirkişinin de raporuna esas aldığı tespit raporunda taşınmazda meydana gelen hasarın 7100 TL. tutarında olduğu belirtilmiş, ancak bu hasar bedeline dairede olağan kullanım sonucu oluşabilecek zararlar da dahil edilmiştir. Öncelikle bu zararların hasar bedelinden mahsubu gerekmektedir. Her ne kadar raporda bu zararların hor kullanım sonucu oluştuğu bildirilse de, taşınmazın 4 yıldır kullanıldığı düşünüldüğünde, bu şekilde bir yıpranmanın olması da doğaldır.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak, hangi zararların olağan kullanım sonucu olduğu, hangilerinin hor kullanım sonucu olduğunun doğru bir şekilde saptanmasından sonra makul oranda zarar bedeli tespit edilip, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.