Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/8007 E. 2010/11463 K. 28.06.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 16:44


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8007
KARAR NO : 2010/11463
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.000 TL alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacı tellal ile davalı mülk sahibi arasında imzalanan tellallık sözleşmesinin 3. maddesine göre, akdin tamamlanmasından sonra alıcı ve satıcıdan birisinin alım satımdan haksız olarak vazgeçmesi halinde diğer tarafın ve tellalın uğrayacağı her türlü zararı ödemekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin özel şartlar kısmında ise komisyon bedelinin 3.000 TL olarak belirlendiğini, ancak haklı bir sebep olmadan gayrimenkulünü satmaktan vazgeçen davalının komisyon bedelini ödemediği gibi başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı alıcının, sözleşme ile kararlaştırılan satış bedelini karşılayamayacağını belirterek satıştan vazgeçtiğini, satışın gerçekleşmemesinde davalının bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; sözleşmenin 3. maddesi gereğince, satıştan kim vazgeçerse geçsin tellalın kararlaştırılan komisyon bedeline hak kazanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
... Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür
Taraflar arasında yapılan tellallık sözleşmesi, davalıya ait dairenin dava dışı alıcıya satışı için yapılmıştır. Sözleşmeye konu dairenin dava dışı alıcıya satılmadığı, taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, dava dışı alıcıya dairenin satısına aracılık ettiğini, ancak davalının satıştan haksız olarak vazgeçmesi nedeniyle sözleşmenin 3. maddesi gereğince ücrete hak kazandığını iddia etmiş, davalı ise dairenin satışından dava dışı alıcının vazgeçtiğini savunmuştur.
Şu halde davacı iddiasını, kanıtlamak zorundadır.
Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacının davalıdan isteyebileceği komisyon ücreti, kararlaştırılan komisyon bedelinin ½ sine tekabül eden 1.500 TL olup bunun üstündeki kararlaştırma, değişik anlatımla dava dışı alıcının ödeyeceği tellallık ücretinin davalıdan istenmesi cezai şart niteliğindedir. Bu itibarla cezai şart niteliğinde olan; dava dışı alıcının ödemesi gereken ücretin, fahiş olup olmadığı hususunda BK. nun 161/son maddesinin hükümlerine göre araştırma yapılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Değinilen bu yönün de göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.