Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/8324 E. 2010/8922 K. 17.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8324
KARAR NO : 2010/8922
KARAR TARİHİ : 17.05.2010

MAHKEMESİ : SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 1.766,44 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin 25.663.88 TL’ye yükseltilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili şirketin, davalı hazineden 1999 yılında 1 hektar 3260 m2 alanlı gayrimenkul satın aldığını; ancak, kadastro işlemleri sırasında taşınmazın bir kısmının mera olarak tespit edildiğini, açılan davada da 3.495.98 m2’lik yerin mera olduğuna karar verilerek kararın kesinleştiğini; müvekkil ile davalı arasındaki satış işleminin bir kısmının geçersiz olması nedeniyle davalıya 1999 yılında ödedikleri 1.766,44 TL’nin haksız iktisap kuralları uyarınca günümüz şartlarındaki alım gücüne ulaştırılarak (fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 1.766,44 TL’nin) faiziyle birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesi ile de; müddeabihin 25.663,88 TL’ye çıkartılmıştır.
Mahkemece; bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile 10.102.69 TL’nin 01.02.2008 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8/1. maddesinde değer ve miktarı (dava tarihi itibariyle) 6.330 TL’yi geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı öngörülmüştür.
Her ne kadar, dava dilekçesinde, davanın değeri 1.766,44 olarak gösterilmiş ise de; ıslah dilekçesi ile müddeabihin 25.663.88 TL’ye yükseltilmiştir. Fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan kısmi davada alacağın tamamının münazaalı olduğu ve ıslah edilen dava miktarına göre davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.