Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/8514 E. 2010/11507 K. 28.06.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 16:52
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8514
KARAR NO : 2010/11507
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 1.3.2008 gününden başlayarak aylık 2000 TL olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 700 TL olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 01.03.2008 tarihinde başlayan dönem kira parasının aylık 2000,00 TL olarak tespiti istenilmiş,mahkemece, endeks uygulaması sonucu 700,00 TL olarak tespiti cihetine gidilmiştir.
Taraflar arasında kira ilişkisinin 1991 yılından beri süregeldiği ve 01.03.2006 tarihinde yazılı kira sözleşmesinin yapıldığı davacı tarafından ileri sürülmekte olup bu husus ihtilafsızdır.
Her ne kadar, mahkemece, ikinci sözleşme ile belirlenen kira parasının günün rayicine uygun olduğu kabul edilmek suretiyle endeks uygulaması ile dava konusu dönem kira parası belirlenmiş ise de; bu durum ancak en son yapılan 01.03.2006 tarihli sözleşmenin,serbest iradeyle yapılmış,önceki sözleşmeden ayrı şartları içeren, rayiç ve emsale uygun,hak ve nesafeti yansıtan bir sözleşme olduğunun kabulü halinde mümkündür.
Davalının eski kiracı olması nedeniyle yenilenen sözleşmenin eski sözleşmenin devamı mahiyetinde bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Bunun için mahallinde yeniden keşif yapılarak alınacak bilirkişi raporuna göre 01.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde aylık kira parası olan, 500 TL'nin o dönemin olağan rayicine uygun olduğu anlaşılırsa sözleşmenin yeni bir sözleşme olduğunun kabulü gerekir. O takdirde şimdiki gibi endeks oranında artışa göre karar verilmelidir. Eski kiracılık ilişkisinin devamı mahiyetinde olduğu anlaşılırsa 18.11.1964 gün 2/4 ... Y.İ.B.K.na göre yeni dönem kira parasının "hak ve nesafet" kurallarına göre tespit edilmesi gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya Y.İ.B.K’ne ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.