Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/8633 E. 2010/9835 K. 03.06.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:54


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8633
KARAR NO : 2010/9835
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.909,92 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalı ...’nin ... sebze hali içerisinde faaliyet göstermek üzere köylü pazarı adı altında dükkanlar yaptırdığını ve değişik kişilere tahsis edildiğini, dükkanların yapım parasının da lehine tahsis yapılan şahıslardan alındığını, 65 nolu işyerinin ... ... isimli şahsa tahsis edildiğini ve müvekkilinin burayı ... ...’dan satın aldığını, bilahare Belediye encümeninin kararı gereğince dükkanların 01/07/2004 tarihinde yıktırıldığını, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesine başvurmak sureti ile ... ... ... isimli şahsın zarar ve ziyanını bilirkişi tarafından tespitini istediklerini ve raporda 1.909,92 YTL zarar bildirildiğini, müvekkilinin dükkanının da aynı nitelikte ve konumda olmasından dolayı 1.909,92 YTL nin yıkım tarihi olan 01/07/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkili belediye tarafından köylü pazarı adı altında dükkanları yaptırıldığını ve bu dükkanların akabinde çeşitli kişilere ücretsiz olarak tahsis edildiğini, bu yerlerin yıllarca kapalı kalıp tahsis sahipleri tarafınca kullanılmadığını bu nedenle encümen kararı ile yıktırıldığını, davacı tarafın yapım masraflarına katıldığını kabul etmediklerini, bizzat belediye veznesine para yatırılmadığını, belediyeyi temsil yetkisinin sadece belediye başkanında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme; davacı tarafından bedeli ödenerek yaptırılmış işyerinin davalı belediyece yıkılmasından dolayı davacının uğradığı zararın tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Herkes iddia ve savunmasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (HUMK.md.6).
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesindeki açık hüküm uyarınca, “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri dörtyüzmilyon lirayı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.”
Davacı, dava konusu dükkanı tahsis yapılan ... ...'dan satın aldığını ileri sürmüş; davalı iddiayı reddetmiş ve bu iddianın yazılı belge ile ispatı gerektiğini savunmuştur.
Bankadan gelen müşteri ekstresinde davacının para yatırmadığı, dava dışı ... ...'ın yatırmış olduğu gözlemlenmiş, dinlenen davacı tanıkları ... ... ve ... ..., ... ... ile davacının dava konusu işyerinin satılması hususunda anlaştıklarını belirtmişlerdir.
Davacı tarafın talebi üzerine satın alma konusunda hal müdürlüğüne müzekkere yazılmış, ancak cevabı beklenmeden, davalının muvafakatı dışında dinlenen tanık beyanları ile dava kabul edilmiştir. Ancak, dava niteliği itibariyle tanıkla ispat edilebilen türden olmadığına göre, Mal Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı beklenerek sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, eksik araştırma ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .