Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/8690 E. 2010/9889 K. 03.06.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:54
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8690
KARAR NO : 2010/9889
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Esas dava dilekçesinde tarafların kök murisine ait 24.4.2003 tarihli vasiyetnamenin, birleşen davada ise 1.5.1990 tarihli vasiyetnamenin iptali olmazsa tenkisi istenilmiştir. Mahkemece esas davadaki vasiyetnamenin iptali isteminin reddi, tenkis isteminin ise sadece davacı ... yönünden kabulü, birleşen davanın ise tümüyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Esas davada, tarafların kök murisi tarafından düzenlenen 24.04.2003 tarihli resmi vasiyetnamenin; murisin, hasta ve yaşlı ve de işitme engelli olduğu halde davalı (oğlu ve gelini) tarafından yanıltılarak fiil ehliyeti olmadığı halde gerçekleştirildiği ileri sürürlerek, vasiyetnamenin iptali; olmazsa saklı pay oranında tenkisi istenilmiştir.
Birleşen davada ise, yine aynı muris tarafından düzenlenen 01.05.1990 tarihli resmi vasiyetnamenin, murisin kızları ve torunları olan davalıların murise (bakıma muhtaç olduğu halde) bakmadıkları, davacı ve eşinin murisle ilgilendiği, oysa murisin kızlarına vasiyette bulunmasının amacının onlar tarafından kendisine bakılması olduğu, böylece yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalılar yönünden vasiyetnamenin iptali olmazsa saklı pay oranında tenkisi istenilmiştir.
Mahkemece, vasiyetnamenin iptali sebeplerinin bulunmadığı gerekçesiyle, iptal istemlerinin reddine, Vesile ... Küçük yönünden tenkis isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, birleşen davaya ilişkin bütün, esas davaya ilişkin ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, iptal sebebi olarak murisin yanıltılması dışında, hasta, yaşlı ve işitme engelli olduğu böylece fiil ehliyetinin bulunmadığı ileri sürüldüğüne göre, murisin tedavi gördüğü sağlık birimlerinden hasta bilgi ve belgeleri dosyaya alınıp dava dosyası tümüyle Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, 24.4.2003 (vasiyet tarihinde) murisin fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının rapor olarak tespiti gerekirken bu yönde hiçbir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; kararda, delillerin tartışması yapılmadan, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç gösterilmeden dolayısı ile hukuki gerekçeye yer verilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya (HUMK.md.388/3) uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.