Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/8876 E. 2010/12931 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8876
KARAR NO : 2010/12931
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenci olduğunu, geliri bulunmadığını ileri sürerek, aylık 750 TL yardım nafakasının tahsilini istemiştir.
Davalı SSK emeklisi olduğunu, ikinci evliliğinden de çocuğu olduğunu bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının iş bulma ve çalışma ihtimalinin davalıdan daha güçlü olduğu, sırf öğrenim görmesi nedeniyle yardım nafakası istemenin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 328/2 maddesinde “çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler” Aynı yasanın 364/1.maddesinde de; herkes, yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür” düzenlemesi yer almaktadır.
Davacının üniversitede okuduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre öğrenimini sürdüren reşit olan çocuğun TMK.nun 328/2 ve 364.maddeleri gereğince nafaka talep etme hakkı bulunmaktadır. Davalının gelirinin düşük bulunması, eğitimine devam eden çocuğa yardım yükümlülüğünü tümden ortadan kaldırmaz. Nafakanın miktarını tayinde etkili olabilir.
Mahkemece yardım nafakasının niteliği gözetilerek TMK.nun 4.maddesi uyarınca uygun bir miktar nafakaya karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştr.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.