YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/928
KARAR NO : 2010/4681
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
Davacı … ile davalı … – … aralarındaki alacak davasına dair Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.04.2008 günlü ve 2005/939 E.- 2008/346 K. Sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 01.10.2009 günlü ve 2009/14340 E.-14462 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının eşi ve davalıların müşterek oğlu … …’ün 24.07.2004 tarihinde … kazası geçirerek vefat ettiğini, davacı ve davalıların işverene birlikte yaptıkları müracaat neticesi taraflar arasında 09.09.2004 tarihinde yapılan protokol çerçevesinde işverene, davacı payına düşen miktar olarak 62.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat ödemeyi kabul ettiğini, işverenin ödemeyi kısmen çek kısmen de nakit olarak yaptığını, ancak bu çek ve paraları aile büyüğü sıfatı ile davalı …’ün aldığı ve hissesine düşen bu bedeli kendisine ödemediğini, bu paralarla eşi olan diğer davalı … adına 2 adet gayrimenkul ile 1 adet araç satın aldığını, kendisinin ölen eşinin kardeşi ile evlenmeye zorlandığını, kabul etmeyince de hiçbir hakkının ödenmeden ortada bırakıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 72.000 TL alacağın 32.000 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … … davaya cevap dilekçesinde; parayı kendisinin teslim aldığını diğer davalı …’nin teslim aldığı bir para olmadığını, paranın bir kısmı ile ölenin borcunu ödediğini, bir kısım tazminat hakkını davacıya elden ödemiş, bir kısmını da onun bilgisi dahilinde hayır işleri için dağıttığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, davalı …’in davacı payına düşen tazminat haklarını ödediği yolundaki savunmasını ispat edemediği bir kısım ödemeleri de davasının bilgisi dahilinde hayır için dağıtıldığı hususunda davacının muvafakatının alınmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile 32.000-TL.nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 1.10.2009 gün ve 2009/14340 E.-14462 K.sayılı ilamı onanmış, davacı vekili temyiz nedenlerini tekrarla karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece de kabul edildiği gibi işveren tarafından ödenen paranın davalı … tarafından teslim alındığı ayrıca bu ödeme kapsamında verilen çeklerinde … … tarafından bankaya ibraz edilmek suretiyle tahsil edildiği ve evin reisi olarak alınan paranın fiilen kullanıldığı, davalının davacı payına düşen tazminat haklarını davacıya elden ödediği yolundaki savunmasını ispat edemediğinden davanın … … yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davalı … ile birlikte davalı eşi …’nin de 11.3.2004 tarihli dilekçe ile … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvuruda bulunduğu ve yardıma muhtaç olduğunun tesbiti ile yardım talep ettiği anlaşılmaktadır.
Tarafların murisinin … kazası sonucu ölümü nedeniyle işveren ile 9.9.2004 tarihli protokol düzenlendiği ve ödemelerin bu protokol kapsamında ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, ibraz edilen tescil belgesine göre 10.9.2004 tarihinde protokolden birgün sonra … adına… plaka nolu … Transit marka araç alındığı ve ibraz edilen tapu kaydına göre 18.11.2004 tarihinde yine davalı … adına bir taşınmaz alındığı dosya kapsamı ile sabittir. İşverence yapılan ödemeleri aldığını ve davacının hissesini ödediğini beyan etmesine rağmen bunu belgelendirmeyen ve vekaleti olmaksızın davacıya ait parayı alan davalı … ile diğer davalı …’nin işbirliği içerisinde olduğu kabul edilmelidir. Kararın bu yönden bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakta olup davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile: Dairemizce yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin 1.10.2009 günlü ve 2009/14340 E./14462 K. sayılı kararının bu yönden kaldırılmasına ve kararın davalı … yönünden yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki belirtilen nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce yerel mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin 1.10.2009 gün 2009/14340 E.-14462 K. Sayılı kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının eşi ve davalıların oğlunun … kazasında vefat ettiği, tarafların işverenle yaptıkları 9.9.2004 tarihli protokol ile davacı payına 72.000.000.000 TL davalılara 15.000.000.000′ … TL, ölenin kardeşlerine 8.000.000.000 TL olmak üzere toplam 110.000.000.000 TL ödenmesine karar verildiği, bu bedelin 50.000.000.000 TL’nin davacı ve davalı yana, 16.10.2004 tarihli makbuz ile de 2.950.000.000’… TL’nin davalılara 14.000.000.000 TL’nin davacıya ödendiği, 20.000.000.000’… TL bedelli üç adet çek karşılığının ise davalı …’e ödendiği dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı, alınan bu çek ve paraları aile büyüğü sıfatı ile davalı …’in aldığını, bu paralarla kendisi ve eşi diğer davalı adına ev ile araç satın aldığını, payına düşen bedeli kendisine vermediğini … sürmüş, davalı … ise paraları aldığını, ancak paranın bir kısmını davacıya ödediğini, davacının da bu parayı babasına ev yaptırmak için verdiğini, bir kısmını da muris adına hayır için dağıttığını bildirmiştir.
Dava konusu paranın … … tarafından alındığı davacı ve davalı …’inde kabulündedir. Uyuşmazlık, davaya konu paradan davacıya karşı, davalı …’ninde sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hukuk literatüründe sebepsiz zenginleşme davasının şahsi (kişisel) nitelikte bir dava olduğu kabul edilmiştir. (Prof. Dr. …-… …- … – Doç.Dr. … … Borçlar Hukuk- Sebepsiz zenginleşme) Bu nedenledir ki, sebepsiz zenginleşme davası yalnız borçlu ve mirasçıları aleyhine açılabilir. Davalı …, sebepsiz olarak aldığı davacıya ait para ile diğer davalı eşine ev ve araç almış ise bile: davacı davalı …’ye karşı şahsi nitelikli olduğu için sebepsiz zenginleşme davası açamaz. Davacıya ait parayı iade etmeyerek zenginleşen davalı … olup, burada diğer davalının iyi veya kötü niyetli olması sonucu değiştirmeyecektir. Eş söyleyişle, sebepsiz zenginleşmenin iadesi borcu kimin aleyhine doğmuşsa, iade talebi sadece ona karşı … sürülebilir (Doç.Dr…. …. Sebepsiz Zenginleşme sy.16). Olayda davacının parasından, parayı aldığını kabul eden … zenginleşmiş olup, dolaysızlık ilkesi sonucu herkes kimin malvarlığından zenginleşmiş ise, ona karşı iade borcu altındadır.
… çoğunluk, … verence yapılan ödemeleri aldığını ve davacının hissesini ödediğini beyan etmesine rağmen bunu belgelendirmeyen ve vekaleti olmaksızın davacıya ait parayı alan davalı … ile diğer davalı …’nin işbirliği içinde olduğunu kabul etmiş ise de; davalılar protokolle 15.000.000.000’… TL, küçük çocukları adına velayeten ayrıca 8.000.000.000 ‘… TL olmak üzere toplam 38.000.000.000 TL almıştır. Davalı … adına alınan dairenin satış bedeli ise resmi akit tablosuna göre 5.000.000.000 TL’dir. Ayrıca davacının payına düşen paranın daire ve aracın alımı sırasında kullanıldığı da ispatlanmış değildir
Açıklanan bu nedenlerle … çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Davalı … hakkındaki davanın reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup, davacının karar düzeltme talebinin reddi gerektiği düşüncesindeyiz.