YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9326
KARAR NO : 2010/11756
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 78,760 TL ecrimisilin davalı … Belediyesinden, 46.240 TL ecrimisilin davalı İl Özel İdaresi Müdürlüğünden faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; Denizli Sırakapılar Mah. 1/25 Ada, 1 Parsel sayılı davacıların hissedar oldukları taşınmazın davacıların hissesine isabet eden kısmının davalılar tarafından kullanılması nedeniyle dava tarihinden geriye 5 yıllık 78.760 TL ecrimisilin davalı … Belediyesinden, 46.240 TL ecrimisil bedelinin ise davalı İl Özel İdare Müdürlüğünden tahsilini talep ve etmiştir.
Davalılar, zamanaşımı, husumet ve davanın esası yönlerinden reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; her iki davalı yönünden de davanın kısmen kabulü ile, 11.341 TL nın davalı İl Özel İdaresinden 19.313 TL nın davalı … Belediyesinden alınıp, davacılara tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında verilmesine (kararda açıklandığı gibi dönem sonlarından yasal faiziyle birlikte) hükmedilmiştir.
Hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
HUMK.nun 389.maddesi gereğince, mahkemece verilen karar ile iki tarafça tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüte mucup olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen hak ve vazifelerin tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde hükmün infazı sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
O halde, davacı vekiline, her bir davacı için, yılların her birine ilişkin istenilen ecrimisil miktarı açıklatılmalı ve talep de gözetilerek (gerekirse yeniden denetimen elverişli rapor alınıp) her davacı için hükmedilen ecrimisil miktarı kararda ayrı ayrı belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.