YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9793
KARAR NO : 2010/10904
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde muarazanın men’i ile 68.795 lira ecrimisil borcu bulunmadığının tesbiti ve bu yönde yapılan ödemenin geri tahsili ve masraflarla birlikte davalı taraftan istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı belediyenin kiracısı olan davacı şirketin kira kapsamı dışındaki alanı da kullandığı ileri sürülerek davacıdan ecrimisil istenerek muaraza oluşturulduğu, böylece haksız murazanın giderilerek 68.795 TL ecrimisil borcu bulunmadığı husunun tesbiti ile buna ilişkin davalı idarenin yaptığı tahsilatın istirdatı istenilmiş; mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ecrimisil, kötüniyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
İlke olarak kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde; taşınmazın dava konusu dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parasının emsaller de değerlendirilerek saptanması, sonraki dönemler için ise bulunan bu miktara ÜFE artış oranının tamamı yansıtılmak suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, parsel değerinin %5’i baz alınmak suretiyle bu miktarın 1,5 katı oranında yıllık ecrimisil tutarı saptanmış, ilk yıl ecrimisil miktarı gelecek yıllar için artırılmadan sabit tutularak 5 yıllık ecrimisil hesaplanmıştır. Bu hesap tarzı yerleşik Yargıtay ilkelerine aykırı olup hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, arsa niteliği ile kiraya verilen yerler varsa kira sözleşmeleri de temin edilerek 3 kişilik (inşaat, fen, mimar vb.) bilirkişi heyeti ile emsaller ve dava konusu taşınmaz gözlenmeli, bilirkişilerce dava konusu taşınmazın, merkezi konumu, mevcut davalı kullanımına elverişliliği, kullanım alanı gibi hususlar değerlendirilip ilk dönem için rayice uygun kira parası ecrimisil olarak belirlenmeli, sonraki yıllar için ise ÜFE artış oranı tam olarak uygulanmak suretiyle takip eden dönemler için ecrimisil miktarı hesap edilmeli, toplam ecrimisil miktarı ödenen ecrimisil tutarından mahsup edilerek iadesi gereken rakam saptanarak rapor halinde sunulmalı, rapor denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca, dava dilekçesinde istirdat isteminde faiz talebi bulunmadığı halde talep aşılarak alacağın, (temerrüt olgusu da araştırılmadan) ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya (HUMK md.76, BK 101 vd. maddeler) aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.