YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10062
KARAR NO : 2011/15424
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 16.11.2005 tarihinde anlaşmalı boşandığı davalının müşterek çocuk için ödediği aylık 100,00 TL iştirak nafakasının aradan geçen sürede ihtiyaçların artması, paranın değer kaybetmesi nedeniyle artırılarak 400,00 TL’ye çıkarılmasını, geçmiş 4 yıllık nafaka farkının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, aylık 150,00 TL ödeyebileceğini, ekonomik durumunun değişmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık nafaka 225,00 TL’ye çıkartılmış, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 327/1 maddesine göre, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından sağlanır.
Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun … olmasına kadar devam eder (TMK.md.328/1).
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK.md.329/1).
Nafaka takdir edilirken, tarafların ekonomik, sosyal ve mali durumları ile çocukların ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.
Dosyada mevcut, davalının ekonomik durumuna ilişkin araştırma sonucunun incelenmesinden, davalının 680,00 TL asgari ücretle markette çalıştığı, 400,00 TL kira verdiği, bakmakla yükümlü olduğu eşi ve bir çocuğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ise, güzellik uzmanı olarak asgari ücretle çalışmakta, ailesiyle yaşamaktadır. Bu davadan önce adına konut satın almıştır. Çocuk ise 2003 doğumlu olup, okula başlamıştır.
Somut olayda, davalının gelir durumunun iyi olduğunu ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Davacı bu konuda kanaat verici delil sunmamış, mahkemece yapılan araştırmada yukarıda yazılı durum tespit edilmiştir.
Tespit edilen gelir ve yükümlülükleri nazara alındığında davalının hükmedilen nafakayı ödeme gücü bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının ekonomik gücüne göre kabul ettiği 150,00 TL nafaka uygun ve yeterli iken, yüksek oranda nafaka ödemesine karar verilmesi TMK.nun 4. maddesinde yazılı hakkaniyet ilkesine de uygun bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.