YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10212
KARAR NO : 2011/14942
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 4.000,00 TL faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, müşterek muristen intikal eden taşınmazın 1995 yılından beri davalı tarafından işgal edildiği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 4000,00 TL. ecrimisilin tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2 670,58 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava konusu taşınmazda, davacının ve davalının 1/3 oranında iştirak halinde hisseleri bulunmakta olup taşınmazın davalı tarafından onarılarak kullanıldığı sabittir. Davacı tarafından davalılara noterlik kanalıyla dava konusu taşınmazın boşaltılması konusunda ihtarname çekilmiş bu ihtarname 12.08.2008 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.
Kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
İntifadan men dava şartı olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. İntifadan men şartı yemin dahil her türlü delil ile ispat edilebilir.
Somut olayda; dava öncesinde davacı tarafından davalılara çekilen ihtarname ile (intifadan men edildikleri) ve talep edilen 12.08.2008-13.10.2009 arasında ki dönem için ecrimisil şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak, ihtarnamenin tebliğinden önceki döneme ilişkin olarak davalının dava konusu taşınmazı kullanmaktan men edildiği hususu ispatlanmış değildir.
O halde mahkemece, ihtarnamenin tebliğ tarihi ile dava tarihi arasındaki süre için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken 01.01.2007 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.