YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10792
KARAR NO : 2011/15148
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1840 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının maliki olduğu taşınmazı yetkisi olmadığı halde davalılardan …’in, diğer davalıya kiraya verdiğini, davacının durumu öğrenmesi üzerine davalılardan kiracı aleyhine tahliye davası açtığını ve taşınmazın tahliye ettirildiğini beyan ederek 8 aylık kira bedeli olan 1840 TL.’nin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalılardan … savunmasında; taşınmazın davacının bilgisi dahilinde diğer davalıya kiralandığını, kiracıdan 230 TL. kira bedeli alındığını ve bunun da davacıya teslim edildiğini, diğer ayların kirasından haberinin olmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece, davalı kiracı hakkında davanın tamamen kabulüne, davalı … yönünden ise 230 TL. alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … yönünden temyiz edilmiştir.
Bir kimse temsil yetkisi olmadığı halde, başka bir kişi adına bir hukuksal işlem veya sözleşme yaparsa yetkisiz temsil söz konusu olur.
Yine bir kimse üçüncü bir kişi ile başkası adına bir hukuksal işlem yaptığı zaman temsil yetkisine haiz değilse, yapılan işlemin hüküm ve sonuçları hiçbir şekilde temsil olunanın hukuksal alanında meydana gelmez.
Temsil yetkisi olmadan başkası adına hukuksal işlem yapan kimseye yetkisiz mümessil denir.
O halde yetkisiz temsil ilişkisinde mümessilin yaptığı işlem (tahliye taahhüdü), temsil olunanı (davalı) bağlamayacağı ve dolayısı ile onun leh ve aleyhinde bir borç veya alacak doğurmayacağı gibi, onun aleyhine bir tazminat da doğurmaz. Zira yetkisiz mümessilin yaptığı işlemin tarafı, kendisine yetki vermediği için, temsil olunan (davalı) değildir.
Somut olayda, davacı davalı …’e taşınmazını kiraya vermesi konusunda her hangi bir izin vermediğini iddia etmektedir. Davalı taraf bu durumun aksini savunsa da, bu savunmasını ispat etmiş değildir. O halde, davada davalı … yetkisiz temsilci konumundadır.
BK.’nun 39. maddesinde, hukuki işlem konusunda icazetin bulunmaması durumunda meydana gelen zararın giderilmesi için yetkisiz temsilci aleyhine dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.
Öyle ise mahkemece, davalı …’in yetkisiz temsilci olduğu ve, 8 aylık kira bedelinden diğer davalı kiracı ile birlikte sorumlu olacağı düşünülerek yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.