YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11097
KARAR NO : 2011/14857
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.821,00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı şirket vekili, taksitle beyaz eşya satın alan davalının ödemediği 2821,00 TL alacağın tahsili için itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı bedelin tamamının ödenen miktar kadar olması nedeniyle davanın reddini dilemiş, Mahkemece, yazılı delil ile ispat edilemeyen davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun “Amaç “ başlıklı birinci maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı ikinci maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde “Mal”; alışverişe konu olan taşınır eşyayı , konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları,”Hizmet”; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. “Satıcı”;kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. “Tüketici” ise; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen,kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Bu işlemin geçerli olması yeterli sayılıp, yazılı olması da aranmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 6/A maddesi kapsamında taksitle satış sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasının 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
4077 sayılı Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir. Aynı yasanın 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.