Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/11329 E. 2011/17644 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11329
KARAR NO : 2011/17644
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, boşanma kararı ile velayeti davacı anneye verilen müşterek çocuk …’ın trafik kazası geçirmesi nedeniyle özel eğitim ve tedavisi için velayetin mahkeme kararı ile davalı babaya verildiğini ve davacı annenin 250 TL iştirak nafakası ödemesine karar verildiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/105 E- 2008/409 K sayılı kararı ile çocuğa 153.000 TL tazminat ödendiğini, bu paranın çocuğun ihtiyaçları için yeterli olduğunu belirterek, çocuğa ödenen 250 TL iştirak nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının durumunun iyi olduğunu, nafaka ödeyebilecek durumda olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; trafik kazası nedeniyle çocuk için ödenen tazminatın çocuğun ihtiyaçları için yeterli olduğundan bahisle 250 TL iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından, tarafların boşanma kararı ile müşterek çocuk (1993 doğumlu) …’ın velayetinin davacı anneye verildiği, çocuğun 07.10.1999 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu bedensel fonksiyon kaybına uğradığı, özel tedavi ve eğitim gerektiğinden velayeti 13.06.2005 tarihli mahkeme kararı ile davalı babaya verildiği ve 10.10.2005 tarihinden itibaren davacı annenin 250 TL iştirak nafakası ödemesine hükmedildiği, Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.10.2008 tarih, 2005/105 E.- 2008/409 K.sayılı ilamı ile icra dosyasına çocuk için tazminat ödendiği anlaşılmaktadır.
TMK.nın 328.maddesinde “Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder” aynı kanunun 330.maddesi gereğince, iştirak nafakası miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.
20.03.2009 dava tarihinde 16 yaşında olan müşterek çocuğun eğitim ve bakım giderlerinin arttığı davacı annenin emekli hemşire, davalı babanın ise muhasebe memuru olduğu anlaşıldığına göre davacı annenin bakım borcu devam etmektedir. Çocuğa ödenen trafik tazminatı TMK’nun 330.maddesine göre “gelir” kapsamında olmadığından, davacı annenin TMK’nun 328.maddesi gereğince iştirak nafakası sorumluluğu devam eder.
Bu nedenle davada iştirak nafakasının kaldırılmasına ilişkin koşullar oluşmadığından, mahkemece; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.