Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/11664 E. 2011/18675 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11664
KARAR NO : 2011/18675
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde Kadıköy 6. İcra Müdürlüğünün 2008/15817 E. takip dosyasında 7.000 TL için (ıslah ile 56.919.05 TL) itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; 1689 Ada 3 parselde bulunan zemin 2’deki depolu dükkanın davacıya ait olduğunu, bu bağımsız bölümün yanındaki davacının kardeşine ait yerde davalının 5 yıldır kiracı olarak bulunduğunu, davalının davacının rızası dışında davacıya ait yerle aradaki duvarı yıkıp kiraladığı yerle birlikte kullandığını belirterek, davalının işgal ettiği döneme ilişkin 56.919 TL ecrimisilin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptalini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; taşınmazı kiracı sıfatı ile kullandığını ve davacının bilgisi dahilinde, davacının kardeşine ait dükkan ile birlikte kardeşi tarafından davalıya kiralandığını, sözleşmenin akdi sırasında taşınmazın 150 m2 olarak müvekkiline gösterildiğini ve teslim edildiğini, sözleşme tarihinde 150 m2 işyeri bedellerinin 500-600 TL civarında olduğunu, müvekkilinin ise aylık 750 TL ödediğini 5 yıl boyunca taşınmazın kira aktine uygun kullanıldığını ve 05.11.2008 tarihinde fesh edilerek tahliye edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacı ve kardeşine ait taşınmazların toplam 150 m2 ettiğini ve her ikisinin birlikte davacının kardeşiyle yapılan 2004 tarihli kira sözleşmesinden sonra davalı tarafça kullanıldığını, işyeri açma izin belgesinde de dava konusu yerin miktarının 150 m2 gösterildiğini, davacının kardeşinin, davacının yerini kendisine ait bölümle birlikte 5 yıllığına davalıya kiraladığını, tarafların kardeş olmaları nedeniyle 4 yılı aşkın süredir burayı davalının kullandığını ve kardeşi tarafından kira verildiğini davacının bilmemesinin ya da kardeşinin burayı tek başına kiralamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle davacının başından beri onay verdiği davalının kira sözleşmesine dayanan zilyetliğinin iyiniyetli olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosyada, mevcut tapu kaydına göre dava konusu zemin 2 nolu bağımsız bölüm davacıya aittir. Davalı ve dava dışı … (davacının kardeşi) arasındaki 01.08.2004 başlangıç tarihli ve 5 yıllık kira sözleşmesinin ise 6 nolu taşınmaza ait olduğu analaşılmakta olup, kira sözleşmesinde, davaya konu 2 nolu bağımsız bölümün de davalıya kiraya verildiği konusunda açıklık bulunmamaktadır. Davalının burayı kullanması ve davacının buna ses çıkarmaması aralarında kira ilişkisinin kurulduğu veya davacının buna rıza gösterdiği anlamına gelmez.
Bu nedenle, davacının kendisine ait olan 2 nolu bağımsız bölümün davalı tarafça kullanılmasından dolayı ecrimisil talep edebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.