Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/11811 E. 2011/11465 K. 04.07.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 19:44


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11811
KARAR NO : 2011/11465
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 12.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; İstanbul Kartal Soğanlıkta bulunan 1063 ada, 394 parselde davacı adına kayıtlı 1.kat 4 nolu meskenin hiçbir hukuki neden olmaksızın davalılardan ... tarafından diğer davalı ...'a kiraya verilmesi suretiyle haksız olarak işgal edildiğini, davalılar aleyhine açılan men'i müdahale davasının kabul ile sonuçlandığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 22.06.2001 tarihi ile dava tarihi olan 27.10.2005 tarihleri arasına isabet eden 12.000 TL ecrimisilin davalılardan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalılar vekili cevabında; davaya konu taşınmazın davalılardan ... tarafından dava dışı kişilerden satın aldığını, satın aldığında kaba inşaat halinde olduğunu yapılan masraflar sonucunda dava konusu yerin oturulur hale getirilerek diğer davalı ...'a kiraya verildiğini, davalıların iyiniyetli oldukları ileri sürülerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalıların dava konusu davacıya ait taşınmazı geçerli bir neden olmaksızın haksız olarak işgal ettikleri davacının taşınmazının mülkiyetini 23.9.2004 tarihinde kazandığını, bu tarihten dava tarihi olan 12.7.2006 tarihine kadar ki 9 ay 20 günlük ecrimisile hak kazanabileceği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 3.205 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan taraflar arasındaki Kartal 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/251 E-2008/343 K. sayılı dosyasının incelenmesinde, aynı yere ilişkin olarak davacının açmış olduğu asıl dava olan men'i müdahale davasının kabulüne, davalıların açmış olduğu mahik tazminat karşılığı temliken tescil olmadığı takdirde yaptıkları masraf karşılığı 25.000 TL'nin davalıdan tahsiline yönelik açılan karşı davanın ise; davacıların kötüniyetli olarak taşınmazda işgalci bulundukları, ancak zorunlu masrafları talep edebilecekleri gerekçesiyle temliken tescil talebinin reddine, alınan bilirkişi raporuna göre 15.594.66 TL tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm deracattan geçerek onanarak kesinleşmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde; kesinleşen men'i müdahale ve tazminat dosyasındaki tapu kayıtlarının incelendiğinde, davacı bu yeri 23.06.1994 tarihinden beri tamamı olan 300/800 hissesine sahiptir. Mahkemenin hükme esas aldığı dosya içerisinde bulunan dava konusu yere ait tapu kaydının incelenmesinde ise, davacının hissesi 200/800 olarak gözükmekte, edinme nedeni olarak satış, edinme tarihi olarak 23.09.2004 tarihi görülmektedir. Bu nedenle dava konusu yere ilişkin tüm tedavüllü tapu kayıtları celbedilerek davacının hangi tarihte bu yeri sahip olduğunun tam ve kesin olarak saptandıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; taraflar arasındaki önceden sonuçlanan yukarıda bahsi geçen dosyadan da anlaşıldığı gibi dava konusu taşınmazda davalı (...) tarafından masraf yapılarak iyileştirme yapılmıştır. Bu durumda dava konusu meskenin davalı tarafından yapılan iyileştirmeler nazara alınmadan (davacı tarafından yapıldığı haldeki hali ile) getirebilecek kira geliri hususunda gerekli deliller toplanıp, bilirkişi incelemesi yapılıp sonucu dairesinde ecrimisile hükmolunması gerekirken, açıklanan hususları içermeyen soyut ve genel ifadelere dayalı hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm verilmiş olması da doğru görülmemiş, davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.