YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12046
KARAR NO : 2011/16706
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.189.61 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı tarafından 01.03.2006 tarihli ortaklık sözleşmesi gereğince davalıya pamuk ekmek üzere ortağa verilen taşınmazların sulamasının elektrik ile yapılması halinde sözleşmenin 2. maddesine göre elektrik bedelinden davalı işleyenin sorumlu olacağının düzenlendiğini, davalının ödememesi nedeniyle aleyhine 2189,61 TL.’nin tahsili için takip yapıldığını davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı, aynı sözleşme hükümlerine göre pamuk toplama ücretinin ½ sinden davalının sorumlu olduğu 1809,00 TL’nin takas ve mahsubunu istemiştir.
Mahkemece, “harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi yine ilama dayanan bir alacak olmadığı ve ayrıca pamuk toplama ücretinin davacı tarafından kabul edilmediği” gerekçeleri ile takas ve mahsup talebi reddedilerek elektrik bedeline yönelik davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
BK’nun 118. maddesi hükmüne göre; iki şahıs bir miktar parayı veya nitelikleri özdeş başka malları karşılıklı olarak birbirine borçlu olup da her iki borç muaccel ise, her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas def’i ileri sürülebilir. Yanların birbirinden olan alacaklarının aynı iş veya sözleşmeden doğması şart değildir. Buna göre takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın birbirinden karşılıklı alacaklarının bulunması, yani taraflardan her birinin diğerine karşı hem alacaklı hem borçlu durumda olması gerekir.
Kural olarak takas def’inin sonuç dogurabilmesi için ayrı bir dava açılmasına veya karşı dava ile ileri sürülmesine gerek olmayıp, takas bildiriminın karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuç doğurur.
Bu hukuksal saptamalardan sonra somut olaya gelince; davacının icra takibine ve davaya konu ettiği alacak ortaklık sözleşmesinden doğan elektrik bedelinden kaynaklanmıştır. Davalı ise aynı sözleşme gereğince pamuk toplama bedelinin takas ve mahsubunu istemektedir.
Bu durumda mahkemece takas def’inin kabulü ile davalının sözleşme hükümlerine göre alacağı bulunup bulunmadığı araştırılarak şayet alacağının bulunduğunun anlaşılması durumunda belirlenen miktarın davacı alacağından düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.