YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1238
KARAR NO : 2011/7403
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.782,00 lira alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili: davacı Birliğin bakım, onarım ve yer altı su hizmetinin karşılığı olarak taşınmaz sahibi davalı hakkında tahakkuk ettirilen 1.782,00 TL alacağın tahsili için Anamur İcra Müdürlüğünün 2008/688 E sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yaptıklarını, davalının borca itiraz ettiğini beyanla haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, idare mahkemesinin görevli olduğu, faiz talebinin keyfi olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davalıya ait arazi ile sulama kanalı arasındaki bağlantının kopuk olması, “avara” suyu bulunmadığı gibi, sulama birliğinin de arazilerde oluşacak avara sularının uzaklaştırılması için tahliye kanallarının bulunmaması, dolayısıyla sulama birliğinin burada bir hizmetinin söz konusu olmaması nedeniyle davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile davalının davacı … birliğinin sulama sahasında taşınmazlarının olduğu ve davalının kendi imkanları ile açtığı ruhsatsız kuyu ile taşınmazlarını sulayarak çiftçilik yaptığı hususlarında taraflar arasında çekişme yoktur.
Taraflar arasındaki çekişme kendi imkanları ile sulama yapan davalının davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun olup olmadığı hakkındadır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığının 31.01.2002 tarih 2001/3380 Esas, 2002/567 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun ve Tüzüğü ile 1580 sayılı sulama birlikleri kurulmasına ilişkin kanun hükümleri nazara alındığında yeraltı sularının kontrolsüz kullanımının önlenmesi, cazibeli suların çiftçiler arasında eşitsizliğe yol açması ve sulama tesislerinin su temin ettiği göl havzalarının kuruması ve birlik hizmetlerinin aksaması nedenleri ile düşük ücret tarifesi üzerinden sondaj suları ile su kaynağı dışındaki diğer cazibeli suların sulama birliklerince DSİ veya onun devrettiği sulama birliklerince ücretlendirilmesinde yasaya aykırılık yoktur. Zaten çiftçilerin münferiden ruhsatsız olarak yeraltı kuyusu açmaları da mümkün olmadığı gibi, davacı birliğin çalışmaları ve tahliye kanalları açması nedeniyle artık avara suların alt taşınmazlara zarar vermesi durumu önlenir hale gelmiştir.
Bu nedenle, yasa gereği tabi üye olan davalı hakkında tüzük uyarınca işlem yapıp, taşınmazlarındaki ürünleri tespit ederek, ölçü mesaha cetveli düzenleyerek yayınlayan, kendi imkanları ile sulama yapan çifçilerden sulama bedeli yerine daha düşük olarak bakım ve işletme gideri alınmasına dair Meclis Kararı bulunan, davacı Birliğin aldığı bu karar iptal edilmediğine göre, dava konusu alacağı talep etmesinde yasaya aykırılık olmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.