Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/12393 E. 2011/20949 K. 19.12.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 15:20
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12393
KARAR NO : 2011/20949
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle % 40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı kooperatife kömür satışı yaptığı, bundan kaynaklanan alacağın bir kısmının ödendiği, ancak 2.700 USD'nin ödenmediği, bunun karşılığı olan 3.580 TL'nin tahsili için yapılan takibe de haksız olarak itiraz edildiği ... sürülerek, takibe itirazın iptaliyle % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ayrıca, sözleşmeden ... bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacaklının usulüne uygun bir şekilde borçluyu temerrüde düşürmesi gerekir. Mahkemece, talep edilen faiz bakımından takip tarihinden önce borçlunun temerrrüde düşürülüp düşürülmediği ve buna göre talep edilebilecek faiz miktarı araştırılıp, gerekirse bu yönde hesap bilirkişisinden bir rapor alınmak suretiyle sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, takip talebinde 3.580 TL asıl alacağın 4.175 TL işlemiş faiziyle birlikte ve toplam alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülecek şekilde tahsili istenilmiş olup, mahkemece de takibin aynen devamına karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 104/son maddesi uyarınca temerrüt faizine tekrar faiz yürütülmesi doğru olmayıp, mahkemece bu sonucu doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.