Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/12411 E. 2011/19847 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12411
KARAR NO : 2011/19847
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkilinin annesi ve anneanneleri olan …’in 11.07.2004 tarihinde 78 yaşında vefat ettiğini, mirasçıları olan davacılar ile davalı oğlunu bıraktığını, ölümünden önce davalı ile aynı avlu içinde birlikte yaşadığını, okuma yazması olmadığını, baskı altında vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetname ehliyeti için alınan … Devlet Hastanesi tarafından verilen raporun yetersiz olduğunu, davalının hayatta iken murisin pek çok taşınmazını ele geçirdiğini, son kalanları da muvazaalı olarak üstüne geçirdiğini, murisin vasiyetname yapma ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir.Davalı ise, murisin serbest iradesi ile vasiyetnameyi hazırladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, … Adli Tıp Kurumundan alınan 26.01.2011 tarihli rapora göre murisin troid kanserinden öldüğü, taraf tanıklarına göre okuma yazmasının olduğu ve tasarruf ehliyetinin bulunduğunun belirlenmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.Davacı …’in dosyaya ibraz etmiş olduğu 16.03.2011 tarihli dilekçede “… sonuç olarak bir karar verilecekse bile açıkladığım gerekçelerin de dikkate alınması ve saklı paylar gibi yasal haklarımın zayi edilmemesi …” şeklinde beyanda bulunmuştur. HUMK’nun 76.maddesi uyarınca, dayanılan olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakime aittir.
Söz konusu dilekçede davacıların mahfuz hisseye tecavüzde bulunulduğu belirtilerek işlemin iptali istenmiş olduğuna göre; tenkise ilişkin talep de gözönünde bulundurulmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.O halde, mahkemece; TMK’nun tenkise ilişkin hükümleri doğrultusunda ayrıca inceleme ve araştırma yapılarak sonucu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.