Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/12452 E. 2011/20346 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12452
KARAR NO : 2011/20346
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde aktin feshi ve tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının, davalı ile kira sözleşmesi imzaladığını, aralarındaki anlaşmaya göre davacı kiracı tarafından taşınmazda bir takım tadilatların yapılacağı ve tahliye halinde de, bu tadilatların davalı kiralayana bırakılacağı, davacının bu anlaşma uyarınca taşınmaza masraf yaparak tadilat ve tamirat yaptığını, ancak sonradan işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile ilgili olarak sorunların çıktığını, belediye tarafından yıkım kararı alındığını, beyan ederek akdin feshi, taşınmaza yapılan masrafların tazmini ve 25000 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacının taşınmazı tahliye ettiği ve taşınmazın davalı kiralayan tarafından 3.bir kişiye kiraya verildiği, taraflar arasındaki kira akdinin hukuken ve fiilen sona erdiği, bu nedenle de, talep edilen tazminat miktarına göre asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı gerekçesi ile dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki kira akdinin feshi ve kira ilişkisine dayanan tazminatın tahsili talebine ilişkindir.6100 sayılı HUMK.’nun 4 maddesinde (eski HUMK.m. 8), kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara konu olan davaların miktar ve değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir.
Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek davaya bakmakla sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı gözetilip, yapılacak yargılama neticesinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.