YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1259
KARAR NO : 2011/4747
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; Türkeli İlçesi, Alagöz Köyü-Sırtıvan Mahallesi hudutarı içinden geçen derenin yatağından çıkan kaynak suyunun genel su mahiyetinde bulunduğunu, kadim kullanım hakkı davacıya ait olan bu suyun tamamını davalı kullanmak suretiyle davacının istifadesine engel olduğunu belirterek, suya müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.
Davalı cevabında, 10 yıl önce heyelan sonucu ortaya çıkan bu sudan kadim kullanım hakkı sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; genel sulardan herkesin kadim ve öncelik haklarına riayet etmek şartıyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanacağı ve davacının genel su mahiyetindeki sudan faydalanma hakkı bulunduğu gerekçe gösterilerek davalının suya müdahalesinin önlenmesine ve kaynak suyunun Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan dönemde her hafta Cuma günü gece yarısı 24.00’den başlayarak Pazar günü gece yarısı 24.00’e kadar (2 gün süre ile) “davalı” tarafından kullanılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Somut olayda; dinlenen tanık ve mahalli bilirkişiler beyanlarında; dava konusu kaynak suyunun 10 yıl önce meydana gelen heyelan sonucu ortaya çıktığı, davalının kaptaj yaparak suyu kullandığını, davalı dışında 3 kişinin daha bu suyu tarla sulamada kullandıklarını beyan etmişlerdir. Davacı keşifte alınan beyanında; 4 yıl önce köye geldiğini ve suyu kullanmaya başladığını, bu suyun daha önce olmadığı ve heyelan sonrasında oluştuğunu, köylülerin ihtiyacı oranında tarla sulamada kullandıkları için kendisinin de bu şekilde kullandığını ancak, sonradan davalının engellediğini beyan etmiştir.
Jeoloji Mühendisi raporunda; mevsimsel değişiklikler de gözönüne alındığında, 0,158 lt/sn debiye sahip kaynak suyunun sulama suyu ihtiyacı için yeterli olmayabileceği, ancak içme suyu ihtiyacı için yeterli olduğu açıklanmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; dava konusu suyu davacı, davalı ve dava dışı 3 kişi kullanmakta olup, davalının çıkardığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında zirai bilirkişi dinlenmek ve suyu kullananların ihtiyaçları saptanmak suretiyle yeniden Jeoloji Mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, davalının öncelik hakkı bulunduğu da gözönünde tutularak, ihtiyaç fazlası var ise, davacının da yararlanacağı şekilde bir su rejimi kurmak gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması … görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.