Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/12671 E. 2011/11991 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12671
KARAR NO : 2011/11991
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumetten reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; 2636 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın hissedarları dava dışı kişilerin gaip olmaları nedeniyle bu kişilerin mallarının idaresi için müvekkilinin Antalya 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/2114 E.-2009/195 K.sayılı ilamı ile 3661 sayılı Yasa gereği Yönetim Kayyımı olarak atandığını ancak, davalının gaip kişiler hissesine tecavüz ederek haksız işgalde bulunduğunu bu nedenle davalı hakkında 1.764,36 TL’lik icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğu ileri sürülerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davacının (kayyımın) ilgili mahkemesinden dava ve takip yetkisi alarak davanın açılması gerektiğini, davacı kayyımın direk dava açma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle husumetten davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 1.ve 2.maddelerine göre; gaip kişilerin mal varlıkları üzerinde Hazine menfaatinin daha iyi korunmasını sağlamak üzere mahallin en büyük memurlarının kayyım tayin edilmesi öngörülmüştür.
Davacı …, Antalya 3.Sulh Hukuk Mahkemesince MK. 427/1 ve 3561 Sayılı Kanun gereğince Kayyım olarak atanmış olup gaip olan kişilerin haklarını geçmişe dönük olarak korumak ve kullanmakla da yükümlüdür.
Somut olayda davacı (kayyımın) doğrudan dava açma yetkisi mevcut olup davanın esasına girilerek sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.