Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/12999 E. 2011/19033 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12999
KARAR NO : 2011/19033
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin 42.693.00 TL’ye yükseltilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı Vek.Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı Vek.Av… geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkillerine, murislerinden intikal eden mağazaların, davalı şirket tarafından haksız kullanıldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, toplam 10.000 TL ecrimisilin her ay sonundan başlamak üzere yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile de, müddeabihin artırılmıştır.
Davalı şirket vekili; öncelikle görev itirazında bulunmuş, esası bakımından da; taraflar arasında imza altına alınan hisse devir sözleşmesi ve davacıların murisi ve diğer malik şirket ortağı Halim Tezol arasında imza altına alınan 01.01.2007 tarihli ve 5 yıl süreli kira mukavelesi çerçevesinde müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, 7 aylık dönem için toplam 42.693.00 TL kira alacaklarının aylık kira bedelinin her ay sonundan başlayacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekilinin bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah ettiğini; ancak, HUMK.nun 73 ve 85.maddeleri gereğince, ıslah talebinin davalı tarafa tebliğ edilmesi gerekirken, tebliğ edilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürmektedir.
Gerçekten de, davacı vekilinin 07.09.2010 tarihli ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmediği, duruşma tutanaklarında da davanın ıslah edildiğine ilişkin bir ibarenin geçmediği anlaşılmaktadır. Bir yargılama işlemi olan ıslah dilekçesinin diğer tarafa tebliği gerekir. (HUMK.nun 85.maddesi)
Mahkemece, yargılama usulüne aykırı davranılarak davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.