YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13058
KARAR NO : 2011/14777
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.000.00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalının kendisini kasten yaralamaya teşebbüs etmesi ve hakaret etmesi nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek 3.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise yeni yapılan asfalt yola kendisine yük getiren kamyon tarafından zarar verdiğini, bu zarardan kamyonun sorumlu olması gerektiğini, haksız eylemi bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıyı kasten yaralamaya teşebbüs etmesi ve hakaret etmesi nedeni ile davanın aynen kabulüne karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davacının belediye fen işleri müdürü, davalının ilçede esnaf olduğu, olayın olduğu 15.09.2006 günü davalıya yük getiren kamyonun yeni yapılan asfalta zarar vermesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, davalının davacıya hakaret ederek üzerine yürümek suretiyle dövmeye teşebbüs ettiği ve bu eylemlerinden dolayı davalının ceza mahkemesinde mahkum olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayın gelişim şekli, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fahiştir. Daha alt düzeyde tazminata karar verilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.